Kayıtlar

Ve Çanakkale Üçlemesi 2- Gördüler - Mustafa Necati Sepetçioğlu

Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun Çanakkale konulu tarihi roman dizisi “Ve Çanakkale” Geldiler, Gördüler ve Döndüler adlı üç kitaptan oluşmaktadır. Yazarın, Dünki Türkiye ve Bugünkü Türkiye romanları arasında bir köprü vazifesi de gören Ve Çanakkale üçlemesi, aslında TRT için kaleme alınmış “Çanakkale İçinde Bir Dolu Testi” adlı dizi senaryosunun, yayınevinin talebi üzerine romanlaştırılmasından doğmuştur. Çanakkale destanını anlatan tarihi romanlar arasında bir ilk ve öncü olma özelliği taşır. Ve Çanakkale; konusu, kurgusu ve edebi nitelikleri bakımından dört dörtlük bir tarihi roman dizisidir. İkinci Kitap: Gördüler Mustafa Necati Sepetçioğlu, Ve Çanakkale dizisinin ikinci kitabı Gördüler'de, ilk kitaptan tanıdığımız kahramanların hikayelerini anlatmaya kaldığı yerden devam ediyor. Ölü bebeğini köpekler parçalayan Hesna ve bir anlık dalgınlığıyla bu vahim olaya zemin hazırlayan Sabri zaptiyeler eşliğinde doktor Mürsel Beyin evine geliyorlar. Mürsel Bey, ilk karşılaşmada Hesna'ya...

Üniversite Adayları Dikkat! TYT'de Matematik Testine Dokunmamak Başınızı Ağrıtabilir

Yükseköğretim Kurumları Sınavı YKS başvuru kılavuzu yayınlandı. Başvurular 1-21 mart tarihleri arasında yapılacak. Adayların, ÖSYM tarafından internet ortamında paylaşılan başvuru kılavuzunu dikkatle incelemeleri gerekiyor. Kılavuzun, puanların hesaplanmasıyla ilgili kısmına özellikle dikkat edilmeli. Bilhassa matematikle arası hoş olmayan adayları doğrudan etkileyecek çok önemli bir ayrıntı, uzayıp giden açıklamalar arasında kolayca gözden kaçabilir. Kılavuzun, puanların hesaplanmasıyla ilgili kısmında şöyle bir ifade yer alıyor: A-TYT puaninin hesaplanabilmesi için adaylarin temel matematik ve türkçe testlerinin her birinden en az 0,5 veya daha fazla ham puan almis olmalari gerekmektedir. Yalnizca bu kosullari saglayan adaylar için A-TYT puani hesaplanacaktir. Bunun anlamı şu: hem Temel Matematik hem de Türkçe testinde en az 0,5 net çıkaramayan adayların TYT puanı hesaplanmayacak. Yani, 40 Türkçe ve 20 Sosyal Bilimler sorusunun tamamını doğru yapsanız bile, 0,5 veya daha fazla matema...

Ortaöğretimi Çıkmaza Sokan Bazı Yaygın Sorunlar

Resim
Bu yazıyı, devlet okullarında görev yaptığım 10 yılı aşkın süre boyunca tanık olduğum ve tespit ettiğim bazı önemli sorunları ilgililere duyurmak ve bu yolla eğitim sistemimizin iyileştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı'nın liselerde görev yapan öğretmenler arasında düzenlediği "Nasıl bir okul, nasıl bir ortaöğretim" konulu deneme yarışması için yazmaya başladım. Sonra fark ettim ki, sorunları izah etmeye fazlaca kapılmış, ortaöğretim kurumlarımızın pozitif yönlerine değinmeyi ihmal ederek eleştiride ölçüyü hafiften kaçırmışım. Ben bu yazımda, ortaöğretim kurumlarımızın şahsen önemsediğim bazı açılardan bir fotoğrafını sunmaya, çözülmesi de genellikle gözden kaçması kadar kolay bazı sorunlara elimden geldiğince dikkat çekmeye çalıştım. Yazmaya başladıktan bir süre sonra yarışmaya katılmaktan vazgeçtiğim için, başlangıçta ele almayı tasarladığım başka bazı sorunlar hakkında söylemek istediklerimi bir başka bahara bıraktım. Üzerinde daha fazla çalı...

OKUL REHBERLİK SERVİSLERİ NEDEN VERİMLİ ÇALIŞAMIYOR?

Bugün okullarda rehberlik servislerine yüklenen isin hakkiyla üstesinden gelinebilmesi için her okulda en az iki, sube sayisi çok ve ögrenci sayisi birkaç yüzden birkaç bine kadar olan büyük okullarda çok daha fazla rehber ögretmen istihdam edilmesi gerekiyor. Bu acil ve önemli ihtiyacı, maalesef kimse görmüyor, kimse tartismiyor. Okullarda rehber ögretmen normu belirlenirken, rehber ögretmene atfedilen is ve görevlerin gerektirdigi isgücü ve zaman gereksinimi degil, bir kurumda rehber ögretmen basina düsen ögrenci sayisi esas aliniyor. Bir is varsa, o isin rahat rahat yapilabilecegi bir zaman da olmalidir. Kendini paralasa bile yetisemeyecegi sorumluluklari önüne koymak, bu islerin rehber ögretmenler tarafindan tam olarak yapilamayacagini bastan kabul etmek anlamina gelir. O da olsun, bu da olsun denilerek, akla gelen her is ya da görevin yönetmelige yazilmasi, buna karsin, bu is veya görevlerin ne ara ve ne sekilde yapilacagi hesap edilmediginden yeterli sayida rehber ögretmen atanma...

Göl İnsanları - Kemal Tahir

Genelde pek hikaye okumam. Fakat Kemal Tahir gibi bir ustanın kaleminden çıkmış tek bir satır bile beni büyülü bir şekilde kendine çekiyor. Ustayı Devlet Ana ile tanıdım. Sonra, bulabildiğim tüm romanlarını bir solukta okudum. Göl İnsanları, Çoban Ali, Gelin Kadın Oyunu, Arabacı, Nam Uğruna, Kondurma Siyaseti, Bir Kodoşluk Hikayesi ve Ferman Hoca isimli 8 harika hikayeden oluşan bu kitap da öyle oldu. Geçip gitmiş zamanların kayıp coğrafyasında peşinden sürüklendiğim kişiler ve olaylar öylesine tanıdık, o kadar bizdendi ki, hikayeleri okurken bugünün Türkiyesine dair insan manzaraları gözümün önünde canlanı canlanı verdi. Göl İnsanları, omurgalı olmanın ve her şeye rağmen insan kalabilmenin hikayesi. Çoban Ali, despotluğun, yozluğun, kadının çaresizliğinin ve erkeğin soysuzluğunun hikayesi. Gelin Kadın Oyunu, alçaklıkta sınır tanımayan erkek cüretkarlığının, fırsatçılığın, değersizliğin, herhangi bir değere göre değil önündeki duruma göre hareket eden rezil insanların hikayesi. Arabacı...

Esir Şehir Üçlemesi - Kemal Tahir

Esir Şehir üçlemesinde Kemal Tahir, önce birbiri ardınca bozguna, sonra en onur kırıcı haliyle işgale ve nihayet aydınları ve idarecileri tarafından ihanete uğramış bir milletin kolay kolay söze gelmez acılarını, cehalet ve yoksullukla içine sürüklendiği sefal çaresizliğini, tereddütler içinde silkinip üzerinden atmaya çalıştığı şu kadar asırlık yorgunluğunu anlatır. Yalnız taşı toprağıyla değil, fikri ve duygusuyla da işgale uğramış bir şehrin ve yalnız savaş meydanlarında değil, ideoloji ve maneviyat cephesinde de hezimete uğramış bir milletin, temeli mütemadiyen sarsılıp tavanı çatırdamakta olan bir imparatorlukta yolunu bulmaya çalışan talihsiz insanların hikayesini anlatır. Herkesin kendince bir çare düşündüğü ve fakat büyük umutlarla ve inanılmaz fedakarlıklarla uğrunda çabalanan her çarenin daha büyük bir yıkımdan başka bir şey getirmediği korkunç bir çaresizlik devrini anlatır. Esir Şehir Üçlemesi 1- Esir Şehrin İnsanları Seferberlik yıllarını İspanya'da, savaştan ve savaşı...

Anayasa Değişikliği Hakkında Düşündüklerim

Bu konuyu çok düşündüm ve değişiklik teklifini madde madde inceledim. Öngörülen değişikliklerin çok büyük bir kısmı anayasamızın yeni duruma uyarlanmasıyla ilgili teknik düzenlemelerden, başbakana ve bakanlar kuruluna ait yetki ve görevlerin Cumhurbaşkanlığıyla ilişkilendirilmesine dair metin uyarlamalarından ibaret. Değişikliğin bel kemiğini ise, Cumhurbaşkanlığı sistemi olarak bildiğimiz yeni yapının, yani yürütme organının yeniden kurgulanmasıyla ilgili hükümler oluşturuyor. Bu nedenle, vatandaş olarak sandıkta vereceğimiz kararın en önemli ve en belirleyici dayanağı, bu sistem değişikliği haakkındaki kanaatimiz ve bu kanaatin dayandığı gerekçeler olacaktır. Sonuç ne olursa olsun, ülkenin kaderini milletin kararı tayin edecektir. Hayırlara vesile olmasını dilerim. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi hakkında yapılan anayasa değişikliği, Türkiye'nin zar zor yürüyen ve ardı arkası kesilmeyen krizlerle sarsılıp durmakta olan yönetim sisteminin bütünüyle kaotik ve sürdürüleme...

Trump Filistin'de Türkiye'yi, İran'da Rusya'yı İkna Etmek Zorunda

Filistin'de Kriz Kapıda ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'da İsrail yanlısı bir dış politika izleyecek. Bu durum Filistin meselesinde krizin kapıda olduğu anlamına geliyor. Amerikan büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınması ve yeni yahudi yerleşimlerine yeşil ışık yakılması, Amerika'nın İslam ülkeleriyle kurabileceği pozitif temasların daha baştan yolunu kesebilir. Bu gelişmeler, zaten kriz içerisindeki Türk-Amerikan ilişkilerine de yansıyacaktır ki, böyle olması Ortadoğu'daki amerikan çıkarlarını tehlikeye düşürebilir. Trump yönetiminin, doğrudan amerikan çıkarlarına yönelik hızlı ve etkili kararlar alacağını varsayabiliyoruz. Yine de, Ortadoğu'nun karmaşık denklemlerinden, Amerika'nın bütün meseleleri kendi lehine çevireceği çözümler çıkmayacaktır. Dolayısıyla ABD, seçimler yapmak zorunda kalacak ve yaptığı her seçim için de bazı bedeller ödeyecektir. Önümüzdeki günlerde Ortadoğu'da neler olacağının, Trump yönetiminin neyi daha fazla önemsediğine bağlı olar...