Kayıtlar

2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Göl İnsanları - Kemal Tahir

Genelde pek hikaye okumam. Fakat Kemal Tahir gibi bir ustanın kaleminden çıkmış tek bir satır bile beni büyülü bir şekilde kendine çekiyor. Ustayı Devlet Ana ile tanıdım. Sonra, bulabildiğim tüm romanlarını bir solukta okudum. Göl İnsanları, Çoban Ali, Gelin Kadın Oyunu, Arabacı, Nam Uğruna, Kondurma Siyaseti, Bir Kodoşluk Hikayesi ve Ferman Hoca isimli 8 harika hikayeden oluşan bu kitap da öyle oldu. Geçip gitmiş zamanların kayıp coğrafyasında peşinden sürüklendiğim kişiler ve olaylar öylesine tanıdık, o kadar bizdendi ki, hikayeleri okurken bugünün Türkiyesine dair insan manzaraları gözümün önünde canlanı canlanı verdi. Göl İnsanları, omurgalı olmanın ve her şeye rağmen insan kalabilmenin hikayesi. Çoban Ali, despotluğun, yozluğun, kadının çaresizliğinin ve erkeğin soysuzluğunun hikayesi. Gelin Kadın Oyunu, alçaklıkta sınır tanımayan erkek cüretkarlığının, fırsatçılığın, değersizliğin, herhangi bir değere göre değil önündeki duruma göre hareket eden rezil insanların hikayesi. Arabacı...

Esir Şehir Üçlemesi - Kemal Tahir

Esir Şehir üçlemesinde Kemal Tahir, önce birbiri ardınca bozguna, sonra en onur kırıcı haliyle işgale ve nihayet aydınları ve idarecileri tarafından ihanete uğramış bir milletin kolay kolay söze gelmez acılarını, cehalet ve yoksullukla içine sürüklendiği sefal çaresizliğini, tereddütler içinde silkinip üzerinden atmaya çalıştığı şu kadar asırlık yorgunluğunu anlatır. Yalnız taşı toprağıyla değil, fikri ve duygusuyla da işgale uğramış bir şehrin ve yalnız savaş meydanlarında değil, ideoloji ve maneviyat cephesinde de hezimete uğramış bir milletin, temeli mütemadiyen sarsılıp tavanı çatırdamakta olan bir imparatorlukta yolunu bulmaya çalışan talihsiz insanların hikayesini anlatır. Herkesin kendince bir çare düşündüğü ve fakat büyük umutlarla ve inanılmaz fedakarlıklarla uğrunda çabalanan her çarenin daha büyük bir yıkımdan başka bir şey getirmediği korkunç bir çaresizlik devrini anlatır. Esir Şehir Üçlemesi 1- Esir Şehrin İnsanları Seferberlik yıllarını İspanya'da, savaştan ve savaşı...

Anayasa Değişikliği Hakkında Düşündüklerim

Bu konuyu çok düşündüm ve değişiklik teklifini madde madde inceledim. Öngörülen değişikliklerin çok büyük bir kısmı anayasamızın yeni duruma uyarlanmasıyla ilgili teknik düzenlemelerden, başbakana ve bakanlar kuruluna ait yetki ve görevlerin Cumhurbaşkanlığıyla ilişkilendirilmesine dair metin uyarlamalarından ibaret. Değişikliğin bel kemiğini ise, Cumhurbaşkanlığı sistemi olarak bildiğimiz yeni yapının, yani yürütme organının yeniden kurgulanmasıyla ilgili hükümler oluşturuyor. Bu nedenle, vatandaş olarak sandıkta vereceğimiz kararın en önemli ve en belirleyici dayanağı, bu sistem değişikliği haakkındaki kanaatimiz ve bu kanaatin dayandığı gerekçeler olacaktır. Sonuç ne olursa olsun, ülkenin kaderini milletin kararı tayin edecektir. Hayırlara vesile olmasını dilerim. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi hakkında yapılan anayasa değişikliği, Türkiye'nin zar zor yürüyen ve ardı arkası kesilmeyen krizlerle sarsılıp durmakta olan yönetim sisteminin bütünüyle kaotik ve sürdürüleme...

Trump Filistin'de Türkiye'yi, İran'da Rusya'yı İkna Etmek Zorunda

Filistin'de Kriz Kapıda ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'da İsrail yanlısı bir dış politika izleyecek. Bu durum Filistin meselesinde krizin kapıda olduğu anlamına geliyor. Amerikan büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınması ve yeni yahudi yerleşimlerine yeşil ışık yakılması, Amerika'nın İslam ülkeleriyle kurabileceği pozitif temasların daha baştan yolunu kesebilir. Bu gelişmeler, zaten kriz içerisindeki Türk-Amerikan ilişkilerine de yansıyacaktır ki, böyle olması Ortadoğu'daki amerikan çıkarlarını tehlikeye düşürebilir. Trump yönetiminin, doğrudan amerikan çıkarlarına yönelik hızlı ve etkili kararlar alacağını varsayabiliyoruz. Yine de, Ortadoğu'nun karmaşık denklemlerinden, Amerika'nın bütün meseleleri kendi lehine çevireceği çözümler çıkmayacaktır. Dolayısıyla ABD, seçimler yapmak zorunda kalacak ve yaptığı her seçim için de bazı bedeller ödeyecektir. Önümüzdeki günlerde Ortadoğu'da neler olacağının, Trump yönetiminin neyi daha fazla önemsediğine bağlı olar...

Donald Trump, Nato'nun Geleceği ve Türk-Amerikan İlişkileri Üzerine Düşünceler

Dün gerçekleşen devir teslim töreniyle, Donald Trump Amerika Birleşik Devletleri'nin 45'inci başkanı olarak görevine resmen başladı. Halkçı/milliyetçi söylemleriyle amerikalı ve avrupalı liberal/özgürlükçü sözde aydınları ve kurulu düzenin nimetlerinden nemalanan batılı elitleri baştan beri tedirgin etmeyi başarmış olan yeni başkan, önce amerikayı, bu yolla da amerikan emperyalizminin pençesinde kıvranan dünyayı değiştirmeye çalışacak. Onun, dev şirketleri idare eden bir dolar milyarderi olması halkçı söylemlerini gülünç gösteriyor olsa da, seçim kampanyasına yatıracak milyon dolarları olmayan en samimi halkçının dahi piramidin tepesine ulaşma imkanı bulamayacağı bir ülkede, kendilerini bunaltan yoksulluk ve adaletsizlik karşısında artık sabretmeyi reddeden amerikalıların, onunla yetinmekten başka şansı yoktu. Trump, Amerika için vaadettiklerinin yarısını gerçekleştirebilirse muazzam bir değişimin altına imzasını atmış olur. Göreve geldiği ilk gün, Obama'nın belki de en büy...

Yıkılış - Graham Green

Resim
Afrika'nın güneyinde, hayali bir İngiliz sömürgesinde polis müdürü olarak görev yapan Scobie, rüşvet ve yolsuzluk gibi yaygın hastalıklardan kendini özenle koruyabilmiş, görevine tutkun, becerikli ve fakat huzursuz bir adamdır. Başarısız evliliği, dürüst olmak üzerine inşa edilmiş hayatının en büyük yalanıdır. Verdiği sözleri daima ciddiye alan Scobie, ona karşı hissettiği aşk ve muhabbet zaman içinde tümüyle yok olduktan sonra bile karısını mutlu etmeyi kesin bir görev olarak görmeye, acıma ve görev duygusuyla karısına sadık ve sorumlu bir eş gibi davranmaya devam etmekte, fakat hep aradığı huzurla aralarında duran şeyin de karısı olduğunu gayet iyi bilmektedir. Sömürge coğrafyasının, dedikoduyu adeta ata sporu haline getirmiş beyaz efendileri arasında, 15 yıldır bu sert iklimin kahrını çeken fedakar kahramanımız Scobie'nin hak ettiği terfiyi alamayacağı söylentilerinin ayyuka çıktığı günlerde, İngiliz hükümeti de, elmas kaçakçılığıyla mücadeleyi daha etkili yürütmenin çareler...