ENGELLİLERDEN ÖĞRETMENLİK YAPMAYA ELVERİŞLİ OLDUKLARINA DAİR RAPOR İSTENMESİ HUKUKİ VE İNSANİ DEĞİL
Milli Eğitim Bakanlığı'nın, engelli öğretmen adaylarından öğretmenlik yapmaya elverişli olduklarına dair sağlık kurulu raporu istemesi ve hastanelerin sağlık kurullarında görev alan doktorların engelli adaylara bu konuda zorluk çıkarmaları, engelli öğretmen adaylarını ve hatta zaman zaman engelli öğretmenleri ciddi anlamda mağdur ediyor.
Hükümet, bürokrasi, bakanlık... Bu durumla ilgili olarak bunların engelli öğretmen atamalarıyla ilgili tutumunu sorgulamanın akıllıca olduğunu düşünmüyorum. Sonuçta bu atamalar yapıldığına ve engelli öğretmenler er ya da geç görevlerine başladıklarına göre, süreci çileye dönüştürmek bu konuda hiçkimsenin çıkarına olmayacaktır. Engelli öğretmenleri göreve başlatmamak için böyle bir yola gidildiğini düşünmenin abartılı ve önyargılı bir tutum olacağı kanaatindeyim.
Nedense engelliler söz konusu olunca, eğitimli profesyonellerin işgüzarlık damarları daha sık kabarıyor. Devlet görme engellinin imzası geçerlidir diyor, banka çalışanı tereddüt ediyor. Devlet diplomasını verip atamasını yapıyor, doktor tereddüt ediyor. Sorunun temelinde, doktorların konuya yabancı olmaları yatıyor. Doktorların, sağlık kurulu heyetlerinin, çoğu zaman bir formaliteyi yerine getirmekten öte bir yetkiye yahut hakka sahip olmadıklarının açıkça söylenmesi ve böyle bir taleple karşılaştıklarında nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda zamanında bilgilendirilmesi gerekiyor.
Bilhassa taşrada, doktorlar kendilerinden tam olarak ne istendiğini bilmedikleri için meseleyi kendi tecrübeleriyle değerlendirmeye ve karşısındaki şahsın engelinin öğretmenlik yapmasına engel olup olmayacağı hususunda kendince bir karar vermeye çalışıyor.
Sorun doktorların kendilerinden ne istendiği ve nasıl karar vermeleri gerektiği konusunda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmamalarından ve bu hususta keyfiyete fazlaca alan bırakılmış olmasından kaynaklanmaktadır.
İlgili branşta MEB tarafından istenen lisans diplomasını hakkıyla elde etmiş ve EKPSS'de başarı göstererek MEB tarafından ataması yapılmış Engelliler, bu raporu herhangi bir devlet hastanesinden kolaylıkla alabilmeli, sağlık kurullarında görev alan doktorlar durumdan vazife çıkarmaya kalkmamalıdır.
Doktorun, imza yetkisini kullanırken, engelli olduğu için EKPSS'ye girmiş bir öğretmen adayının o noktaya kadar bilinen ve kabul edilen engelini, öğretmenlik yapabilmesine engel bir durum olarak değerlendirme hakkına ve yetkisine sahip olmadığını biliyor olması gerekir.
Bu soruna orta ve uzun vadede bir çözüm getirebilmenin yolu, soruna kaynaklık eden mevzuatın değiştirilmesinden ya da düzeltilmesinden geçiyor. Öyleyse bu mevzuatı gelin birlikte inceleyelim.
Şimdi, elimizde engellilerin devlet memurluğuna atanmalarını düzenleyen bir yönetmelik var. Bu yönetmelik, engelli öğretmen atamaları konusunda ne diyormuş, bakalım.
Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelik
MADDE 13 / (4) Engelli adayların öğretmen kadrolarına yerleştirilme işlemleri, EKPSS sonuçları kullanılarak Millî Eğitim Bakanlığınca yapılır.
Burada top sanki taca atılıyormuş gibi görünüyor. Fakat buna takılmıyoruz.
Yerleştirme işlemleri Milli Eğitim Bakanlığı'nca yapılır denildiğine göre, MEB'in bu işleri kotarmak için hazırladığı yönetmeliğe bakmamız gerekiyor. Bakalım:
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖĞRETMEN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİ
Engellilerin Ataması
MADDE 10) / (3) Engelli adayların, 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikte belirtilen sağlık kurumlarından rapor almaları ve engellilik durumlarının başvurdukları alan itibarıyla öğretmenlik yapmaya elverişli olması gerekir.
Adamlar açıkça yazmışlar; Hem rapor almamızı istiyorlar, hem de engellilik durumumuzun öğretmenlik yapmaya elverişli olduğundan emin olmak istiyorlar. Üstelik, Yönetmeliğin tümüne bakıldığında, söz konusu raporun sadece engelli öğretmen adaylarından istendiği de anlaşılıyor.
Yukarıda da belirttiğim üzere, yönetmelikte yer alan (10/3) ifade, engelli adaylar için iki ayrı hüküm içermektedir.
1) Engelli adayların, 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikte belirtilen sağlık kurumlarından rapor almaları gerekir.
2) Engelli adayların, engellilik durumlarının başvurdukları alan itibarıyla öğretmenlik yapmaya elverişli olması gerekir.
Şimdi, engelli öğretmen adaylarından ne istendiğini açık açık yazdıklarına göre, böylesi bir talepte bulunmanın haklı bir gerekçesi, hukuki bir dayanağı olması gerektiğini düşünebiliriz. Ama bu ülkede pek çok şeyin olması gerektiği gibi olmadığını da iyi biliyoruz. Bu durumda, emin olmak için yapılacak tek şey var. Bu hükümlerin hukuki bir dayanağı var mı, yok mu birlikte bakalım.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖĞRETMEN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİ
DAYANAK
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu, 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 19/4/1983 tarihli ve 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Yukarıdaki kanun, kanun hükmünde kararname ve yönetmelikler bu yönetmeliğin hukuki dayanağını oluşturuyorsa, biz de tek tek bunları incelemek durumundayız. MEB'in engelli öğretmen adaylarına dayattığı, sağlık kurulu raporu alma ve öğretmenlik yapmaya elverişli olma şartının buralarda bir karşılığı yahut dayanağı var mı, bakalım.
*14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu
Genel ve özel şartlar:
Madde 48 – (Değişik: 12/5/1982 - 2670/14 md.)
Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.
A) Genel şartlar:
7. 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmamak
Kanun maddesi çok açık. Devlet memuru olacak kişinin, görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmayacak diyor. Görme yahut işitme engelli olmayı bu kapsamda değerlendiremeyeceğimize göre, gelelim istisna olarak belirtilen 53. maddeye.
Engelli personel çalıştırma yükümlülüğü:
Madde 53 – (Değişik: 13/2/2011-6111/99 md.)
Kurum ve kuruluşlar bu Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda % 3 oranında engelli çalıştırmak
zorundadır. % 3’ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (yurtdışı teşkilat hariç) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır.
Engelliler için sınavlar, ilk defa Devlet memuru olarak atanacaklar için açılan sınavlardan ayrı zamanlı olarak, engelli kontenjanı açığı bulunduğu sürece engel grupları ve eğitim durumları itibarıyla sınav sorusu hazırlanmak ve ulaşılabilirliklerini sağlamak suretiyle merkezi olarak yapılır veya yaptırılır.
Engelli personel çalıştırma yükümlüğünün yerine getirilmesinin takip ve denetimi ile engellilerin Devlet memurluğuna yerleştirilmesinden Devlet Personel Başkanlığı sorumludur. Engelli açığı bulunan kamu kurum ve kuruluşları bir sonraki yıl için alım yapacakları engellilere ilişkin taleplerini her yılın Ekim ayının sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirmek zorundadır. Devlet Personel Başkanlığı kurum ve kuruluşların bildirimi üzerine, engelli kontenjanlarına yerleştirme yapabilir veya yaptırabilir.
Engellilerin memurluğa alınma şartlarına, merkezi sınav ve yerleştirmenin yapılmasına, eğitim durumu ve engel grupları dikkate alınarak kura usulü ile yapılacak yerleştirmelere, engellilerin görevlerini yürütmelerinde hangi yardımcı araç ve gereçlerin kurumlarınca temin edileceğine, kamu kurum ve kuruluşlarınca engelli personel istihdamı ile ilgili istatistiksel verilerin bildirilmesine ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar Özürlüler İdaresi Başkanlığının görüşü alınarak Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.
devlet memurluğu kanununun 53. maddesi kamuda engelli çalıştırılmasına ilişkin esasları düzenliyor ve burada engelli adaylardan sağlık kurulu raporu istenmesine ve öğretmenlik yapmaya elverişli olma şartının aranmasına zemin oluşturabilecek herhangi bir hüküm bulunmuyor. Yani yönetmelik, engelli öğretmen atamasında kanunun öngörmediği bir hüküm getirmiş oluyor. Yani Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelikte yer alan 10/3 maddenin kanuni dayanağı bulunmuyor.
*14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu,
Bu kanunda engellilerle ilgili özel ya da genel herhangi bir hüküm bulunmuyor.
*25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
Bu kanun hükmünde kararnamede engellilerle ilgili özel ya da genel herhangi bir hüküm bulunmuyor.
*19/4/1983 tarihli ve 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik
Bu yönetmelikte de, kamuda ilk kez göreve başlatılacaklar hakkında hüküm bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, bana öyle geliyor ki, engelli adaylardan sağlık kurulu raporu istenmesi ve engel durumlarının öğretmenlik yapmaya elverişli olması hakkındaki hükümler hukuki dayanaktan yoksundur ve açılacak bir davada yürütmeyi durdurma kararı çıkabilir. Üstelik bu şartlar sadece engelli öğretmen adaylarından istenmektedir ve bu durumun negatif ayrımcılık olduğu rahatlıkla savunulabilir.
Bence izlenmesi gereken yol, öncelikle MEB'de etkili ve yetkili kişilerle görüşülerek söz konusu hükmün yönetmelikten çıkarılmasının talep edilmesi olmalıdır. Ayrımcılık ve hukuksuzluk söylemi etrafında oluşturulacak bir imza kampanyasıyla kamuoyu oluşturulabilir.
Ayrıca, herhangi bir sebeple soruşturmaya maruz kalan engelli öğretmenlerden ilk iş olarak bu raporun talep edilmesinin dayanağı da bu hiç de adil olmayan yönetmelik hükmüdür. Bu yönetmelik değişmedikçe, bu sorun ertelenebilir, bir süre için geçiştirilebilir, fakat nihayi olarak çözülemez.
Son olarak, yazımın başında, Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelikten bahsederken topun taca atılmış olabileceğini söylemiştim. Ne demek istediğimi açıklamaya çalışayım.
Bu yönetmelik, engellilerin devlet memuriyetine alınması hakkında olmasına rağmen, engellilerin öğretmenliğe atanmaları hususunda çok genel bir ifadeyle konunun MEB tarafından düzenleneceğini söylüyor. Burada, Milli Eğitim Bakanlığı'nı bağlayacak ifadelerle konuya açıklık getirilebilir. Bu yönetmelik diğerine dayanak teşkil ettiği için, burada yer alacak "Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda başarılı olan engelli adaylardan engel durumlarının öğretmenlik yapmaya elverişli olduğuna dair sağlık kurulu raporu istenmez," gibi bir ifade de sorunu çözecektir.
Hükümet, bürokrasi, bakanlık... Bu durumla ilgili olarak bunların engelli öğretmen atamalarıyla ilgili tutumunu sorgulamanın akıllıca olduğunu düşünmüyorum. Sonuçta bu atamalar yapıldığına ve engelli öğretmenler er ya da geç görevlerine başladıklarına göre, süreci çileye dönüştürmek bu konuda hiçkimsenin çıkarına olmayacaktır. Engelli öğretmenleri göreve başlatmamak için böyle bir yola gidildiğini düşünmenin abartılı ve önyargılı bir tutum olacağı kanaatindeyim.
Nedense engelliler söz konusu olunca, eğitimli profesyonellerin işgüzarlık damarları daha sık kabarıyor. Devlet görme engellinin imzası geçerlidir diyor, banka çalışanı tereddüt ediyor. Devlet diplomasını verip atamasını yapıyor, doktor tereddüt ediyor. Sorunun temelinde, doktorların konuya yabancı olmaları yatıyor. Doktorların, sağlık kurulu heyetlerinin, çoğu zaman bir formaliteyi yerine getirmekten öte bir yetkiye yahut hakka sahip olmadıklarının açıkça söylenmesi ve böyle bir taleple karşılaştıklarında nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda zamanında bilgilendirilmesi gerekiyor.
Bilhassa taşrada, doktorlar kendilerinden tam olarak ne istendiğini bilmedikleri için meseleyi kendi tecrübeleriyle değerlendirmeye ve karşısındaki şahsın engelinin öğretmenlik yapmasına engel olup olmayacağı hususunda kendince bir karar vermeye çalışıyor.
Sorun doktorların kendilerinden ne istendiği ve nasıl karar vermeleri gerektiği konusunda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmamalarından ve bu hususta keyfiyete fazlaca alan bırakılmış olmasından kaynaklanmaktadır.
İlgili branşta MEB tarafından istenen lisans diplomasını hakkıyla elde etmiş ve EKPSS'de başarı göstererek MEB tarafından ataması yapılmış Engelliler, bu raporu herhangi bir devlet hastanesinden kolaylıkla alabilmeli, sağlık kurullarında görev alan doktorlar durumdan vazife çıkarmaya kalkmamalıdır.
Doktorun, imza yetkisini kullanırken, engelli olduğu için EKPSS'ye girmiş bir öğretmen adayının o noktaya kadar bilinen ve kabul edilen engelini, öğretmenlik yapabilmesine engel bir durum olarak değerlendirme hakkına ve yetkisine sahip olmadığını biliyor olması gerekir.
Bu soruna orta ve uzun vadede bir çözüm getirebilmenin yolu, soruna kaynaklık eden mevzuatın değiştirilmesinden ya da düzeltilmesinden geçiyor. Öyleyse bu mevzuatı gelin birlikte inceleyelim.
Şimdi, elimizde engellilerin devlet memurluğuna atanmalarını düzenleyen bir yönetmelik var. Bu yönetmelik, engelli öğretmen atamaları konusunda ne diyormuş, bakalım.
Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelik
MADDE 13 / (4) Engelli adayların öğretmen kadrolarına yerleştirilme işlemleri, EKPSS sonuçları kullanılarak Millî Eğitim Bakanlığınca yapılır.
Burada top sanki taca atılıyormuş gibi görünüyor. Fakat buna takılmıyoruz.
Yerleştirme işlemleri Milli Eğitim Bakanlığı'nca yapılır denildiğine göre, MEB'in bu işleri kotarmak için hazırladığı yönetmeliğe bakmamız gerekiyor. Bakalım:
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖĞRETMEN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİ
Engellilerin Ataması
MADDE 10) / (3) Engelli adayların, 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikte belirtilen sağlık kurumlarından rapor almaları ve engellilik durumlarının başvurdukları alan itibarıyla öğretmenlik yapmaya elverişli olması gerekir.
Adamlar açıkça yazmışlar; Hem rapor almamızı istiyorlar, hem de engellilik durumumuzun öğretmenlik yapmaya elverişli olduğundan emin olmak istiyorlar. Üstelik, Yönetmeliğin tümüne bakıldığında, söz konusu raporun sadece engelli öğretmen adaylarından istendiği de anlaşılıyor.
Yukarıda da belirttiğim üzere, yönetmelikte yer alan (10/3) ifade, engelli adaylar için iki ayrı hüküm içermektedir.
1) Engelli adayların, 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikte belirtilen sağlık kurumlarından rapor almaları gerekir.
2) Engelli adayların, engellilik durumlarının başvurdukları alan itibarıyla öğretmenlik yapmaya elverişli olması gerekir.
Şimdi, engelli öğretmen adaylarından ne istendiğini açık açık yazdıklarına göre, böylesi bir talepte bulunmanın haklı bir gerekçesi, hukuki bir dayanağı olması gerektiğini düşünebiliriz. Ama bu ülkede pek çok şeyin olması gerektiği gibi olmadığını da iyi biliyoruz. Bu durumda, emin olmak için yapılacak tek şey var. Bu hükümlerin hukuki bir dayanağı var mı, yok mu birlikte bakalım.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖĞRETMEN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİ
DAYANAK
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu, 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 19/4/1983 tarihli ve 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Yukarıdaki kanun, kanun hükmünde kararname ve yönetmelikler bu yönetmeliğin hukuki dayanağını oluşturuyorsa, biz de tek tek bunları incelemek durumundayız. MEB'in engelli öğretmen adaylarına dayattığı, sağlık kurulu raporu alma ve öğretmenlik yapmaya elverişli olma şartının buralarda bir karşılığı yahut dayanağı var mı, bakalım.
*14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu
Genel ve özel şartlar:
Madde 48 – (Değişik: 12/5/1982 - 2670/14 md.)
Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.
A) Genel şartlar:
7. 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmamak
Kanun maddesi çok açık. Devlet memuru olacak kişinin, görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmayacak diyor. Görme yahut işitme engelli olmayı bu kapsamda değerlendiremeyeceğimize göre, gelelim istisna olarak belirtilen 53. maddeye.
Engelli personel çalıştırma yükümlülüğü:
Madde 53 – (Değişik: 13/2/2011-6111/99 md.)
Kurum ve kuruluşlar bu Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda % 3 oranında engelli çalıştırmak
zorundadır. % 3’ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (yurtdışı teşkilat hariç) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır.
Engelliler için sınavlar, ilk defa Devlet memuru olarak atanacaklar için açılan sınavlardan ayrı zamanlı olarak, engelli kontenjanı açığı bulunduğu sürece engel grupları ve eğitim durumları itibarıyla sınav sorusu hazırlanmak ve ulaşılabilirliklerini sağlamak suretiyle merkezi olarak yapılır veya yaptırılır.
Engelli personel çalıştırma yükümlüğünün yerine getirilmesinin takip ve denetimi ile engellilerin Devlet memurluğuna yerleştirilmesinden Devlet Personel Başkanlığı sorumludur. Engelli açığı bulunan kamu kurum ve kuruluşları bir sonraki yıl için alım yapacakları engellilere ilişkin taleplerini her yılın Ekim ayının sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirmek zorundadır. Devlet Personel Başkanlığı kurum ve kuruluşların bildirimi üzerine, engelli kontenjanlarına yerleştirme yapabilir veya yaptırabilir.
Engellilerin memurluğa alınma şartlarına, merkezi sınav ve yerleştirmenin yapılmasına, eğitim durumu ve engel grupları dikkate alınarak kura usulü ile yapılacak yerleştirmelere, engellilerin görevlerini yürütmelerinde hangi yardımcı araç ve gereçlerin kurumlarınca temin edileceğine, kamu kurum ve kuruluşlarınca engelli personel istihdamı ile ilgili istatistiksel verilerin bildirilmesine ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar Özürlüler İdaresi Başkanlığının görüşü alınarak Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.
devlet memurluğu kanununun 53. maddesi kamuda engelli çalıştırılmasına ilişkin esasları düzenliyor ve burada engelli adaylardan sağlık kurulu raporu istenmesine ve öğretmenlik yapmaya elverişli olma şartının aranmasına zemin oluşturabilecek herhangi bir hüküm bulunmuyor. Yani yönetmelik, engelli öğretmen atamasında kanunun öngörmediği bir hüküm getirmiş oluyor. Yani Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelikte yer alan 10/3 maddenin kanuni dayanağı bulunmuyor.
*14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu,
Bu kanunda engellilerle ilgili özel ya da genel herhangi bir hüküm bulunmuyor.
*25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
Bu kanun hükmünde kararnamede engellilerle ilgili özel ya da genel herhangi bir hüküm bulunmuyor.
*19/4/1983 tarihli ve 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik
Bu yönetmelikte de, kamuda ilk kez göreve başlatılacaklar hakkında hüküm bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, bana öyle geliyor ki, engelli adaylardan sağlık kurulu raporu istenmesi ve engel durumlarının öğretmenlik yapmaya elverişli olması hakkındaki hükümler hukuki dayanaktan yoksundur ve açılacak bir davada yürütmeyi durdurma kararı çıkabilir. Üstelik bu şartlar sadece engelli öğretmen adaylarından istenmektedir ve bu durumun negatif ayrımcılık olduğu rahatlıkla savunulabilir.
Bence izlenmesi gereken yol, öncelikle MEB'de etkili ve yetkili kişilerle görüşülerek söz konusu hükmün yönetmelikten çıkarılmasının talep edilmesi olmalıdır. Ayrımcılık ve hukuksuzluk söylemi etrafında oluşturulacak bir imza kampanyasıyla kamuoyu oluşturulabilir.
Ayrıca, herhangi bir sebeple soruşturmaya maruz kalan engelli öğretmenlerden ilk iş olarak bu raporun talep edilmesinin dayanağı da bu hiç de adil olmayan yönetmelik hükmüdür. Bu yönetmelik değişmedikçe, bu sorun ertelenebilir, bir süre için geçiştirilebilir, fakat nihayi olarak çözülemez.
Son olarak, yazımın başında, Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelikten bahsederken topun taca atılmış olabileceğini söylemiştim. Ne demek istediğimi açıklamaya çalışayım.
Bu yönetmelik, engellilerin devlet memuriyetine alınması hakkında olmasına rağmen, engellilerin öğretmenliğe atanmaları hususunda çok genel bir ifadeyle konunun MEB tarafından düzenleneceğini söylüyor. Burada, Milli Eğitim Bakanlığı'nı bağlayacak ifadelerle konuya açıklık getirilebilir. Bu yönetmelik diğerine dayanak teşkil ettiği için, burada yer alacak "Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda başarılı olan engelli adaylardan engel durumlarının öğretmenlik yapmaya elverişli olduğuna dair sağlık kurulu raporu istenmez," gibi bir ifade de sorunu çözecektir.
Yorumlar
Yorum Gönder