Okul, Sigara ve Sigarayla Mücadele

Liselerde tütün kullanımı o denli yaygınlaştı ki, artık okul yönetimleri sigara içilmesini bir sorun olarak görmeyip tuvaletlerde ve okul binası içerisinde sigara içilmesini önlemeye çalışıyor, buna yönelik tedbirler almaya odaklanıyor. Sigara kullandığı tespit edilen öğrencilerle ilgili yönetmelik hükümleri kesinlikle uygulanmıyor, caydırıcı önlemler alınmıyor, sigara içtiği için idareye gönderilen öğrenciler genellikle rutine bağlanmış uyarı ve tavsiyelerle ve zaman zaman da asla gerçekleşmeyeceğini herkesin çok iyi bildiği ceza ve yaptırım vaatleriyle idare edilmeye çalışılıyor. Hatta öğrencilerin okul dışında sigara içmelerine müdahale edip etmemenin okulun görev ve sorumlulukları arasında bulunup bulunmadığı hususunda öğretmen ve idareciler arasında ciddi tartışma ve anlaşmazlıklar yaşanıyor.

Rehberlik servislerinin, bu konu hakkında kendilerine yönlendirilen öğrencilere sigaranın zararlarını anlatmak dışında pek bir şey yapamadıkları, en iyi durumda önleyici bilgilendirme seminerleri ile bulunması ve kullanılması bu kadar kolay bir maddenin zararlarını anlatırken, okullarda sigaraya tanınan geniş özgürlük alanına rağmen inandırıcı olmaya çalıştıkları söylenebilir.

Hangi gerekçeyle bilinmez, kurallar ve yaptırımlar bu mücadelede bir şekilde devredışı bırakılmışken, kendileri sigarayı bırakmayı hiç mi hiç düşünmemekle kalmayıp okulda ve çevresinde öğrencilere göstere göstere sigara kullanmaya devam eden öğretmenlerin varlığı ve bu rol modellerin sayıca hiç de az olmamaları, ikna boyutunda da bu mücadeleyi zaafa uğratıyor, bu koşullar altında kendileri sigara kullanmayan idareci ve öğretmenler bile öğrencilere sigara zararlıdır, sigara içmeyin mesajı verirken inandırıcı olmayı başaramıyorlar.

Okulların yanıbaşında legal veya illegal olarak sigara satan sözüm ona esnafın ve lise ve ortaokul öğrencilerine sigara satılmasına göz yuman resmi makamların bu veba salgınından ayrıca ve büyük ölçüde sorumlu olduklarını da kabul etmek zorundayız.

Bu konuda bir şeyin kesinlikle açığa kavuşturulması gerekiyor. Eğer sigaranın sağlığa zararlı olduğu bilimsel olarak kanıtlanabiliyorsa, bu maddenin satılmasına izin verilemez, yok eğer ortada böyle bir kanıt yoksa bu sefer de sigaranın zararları hakkında atıp tutmanın izahı yapılamaz. Nitekim yapılamadığını da üzülerek görüyoruz.

İçerisinde kanserojen madde bulunduğu tespit edilen gıda ürünleri nasıl ki satılamıyorsa sigara da aynı muameleye tabi olmalıdır. Yok eğer yasaklamakla olmaz diyorsanız uyuşturucu türevlerini de serbest bırakmanızı tavsiye edeceğim.

Vergileri artırmakla, sigaraya zam yapmakla bu mesele çözülmez. Bu yapıldığında maddi imkanları kısıtlı olduğu için sigara alamayan ve bu sebepten sigarayı bırakanlar olabilir. Fakat unutulmamalıdır ki, konu insan sağlığı olduğunda, kısıtlamalar ve serbestlikler ancak ahlaki ve bilimsel ölçüler gözetilerek anlamlandırılabilir. Parasını bulabildiğin sürece kendini zehirleyebilirsin demek bir devletin yurttaşlarına reva görebileceği bir tavır olamaz.

Son olarak buradan, Sigaraya zam yapılması ne zaman gündeme gelse keyifle ellerini ovuşturan fanatik Yeşilaycıları bu mücadeleyi sürdürürken ahlaki zeminde kalmaya davet ediyorum. Hatırlatmak isterim ki, ilkeli bir insan için, zafere giden yolda her şey mübah değildir.

Yorumlar

Bu Ay En Çok Okunanlar

Damağası / Sağırdere / Körduman - Kemal Tahir

Hindistan'a Bir Geçit - Edward Morgan Forster

İSTİKLÂL ŞAİRİMİZ MEHMET AKİF ERSOY

Yıkılış - Graham Green

Zamanı Yönetmek - Hedefler ve Öncelikler

Ve Çanakkale Üçlemesi 1- Geldiler - Mustafa Necati Sepetçioğlu