Jon Snow Şiirleri 1- Jon Snow'un Ölümü


Jon Snow Şiirleri 1- Jon Snow'un Ölümü

Jon Snow Şiirleri 2- Kuzey'in Sınavı

Jon Snow Şiirleri 3- Piçlerin Savaşı




Bilmem nasıl söylesem, nasıl anlatsam bunu,
Yedi kardeş aldılar yedi kurt yavrusunu,
Yedi düvele karşı direndi de sonunda,
Sur'da kara kargalar yedi kurt yavrusunu.

Diğerleri neyse de, birisi bembeyazdı,
Hem sessizdi, zayıftı, yaşama şansı azdı.
Üvey evlatsın diye sana verdiler sanma,
Onu senin alnına eski tanrılar yazdı.

Şu kısacık ömründe ne zaferler saymıştın,
Nice kahramanlığa, yiğitliğe doymuştun,
Beklenmedik bir anda çaldı kapını ölüm,
Beyaz kurdun adını Hayalet mi koymuştun?

Hayalet senin için ne iyi arkadaştı,
Kaç kere senin için ölümüne savaştı,
Onu kendinden uzak tutmak için hücreye
Kapatınca ihanet sinsi sinsi yanaştı.

Sen acemi kumandan, Hayalet sessiz asker,
Kadim sırları keşfe çıkmıştınız beraber.
Yaban gülünü orda tanımıştın, hatırla,
İyi direndin ama, boşunaydı birader.

Bir süre belirsizdi Ygritte'le durumunuz,
Biraz farklıydı belki ilişki yorumunuz,
Sonra nasıl olduysa oldu birden olanlar,
Soğuk geceler boyu birlikte uyudunuz.

Onları anlamanı o kadın sağlamıştı,
Kaçıp gidelim diye nasıl da ağlamıştı.
Kaçıp gitmeyi belki sen de isterdin ama,
Yeminler kaderini kıskıvrak bağlamıştı.

Çok kritik bir anda terk ettin vahşileri,
Surdaki dostlarına kavuşmak için geri.
Bu kopuş Ygritte kadar senin için de zordu,
Buz duvarıdır dedin kara karganın yeri.

Sonra yabanıllarla tutuştunuz savaşa,
Kaldınız mamutlarla ve devlerle başbaşa.
Yazık ki yaban gülün o savaşta vuruldu,
Ölenle ölünmez Jon, bari sen uzun yaşa.

Duvarı savunanlar senin emrinle coştu,
Fakat onca düşmana karşı ne yapsan boştu.
Tam her şey bitti derken talih güldü yüzüne,
Zalim Kral Stannis Sur'a yardıma koştu.

O kızıl rahibenin kızıl ateşlerine,
Bakıp gördüğü sendin Stannis'in yerine.
Kimseler bilmese de dünyanın umuduydun,
Heyhat, soğuk çeliği soktular ciğerine.

Son vermek amacıyla bir an evvel şarkına,
Fırsat bu fırsat deyip tükürdüler çarkına,
Kurdun yanında olsa belki ölmeyecektin,
Biraz geç olmadı mı varman bunun farkına

Jon Snow sen bu hale gelecek adam mıydın,
Kurdunun gözü yaşlı kalacak adam mıydın,
Boltonlar Kışyarı'nın sefasını sürerken,
Sen niyazi misali ölecek adam mıydın?

İçimizi dağladı sarıldığını görmek,
Dostların tarafından vurulduğunu görmek.
Televizyon başında attan düşmüşe döndük,
Şimdi tek umudumuz dirildiğini görmek.

Baban seni severdi, kardeşlerin de öyle,
Nasıl oldu da işler bu hale geldi böyle?
Robb da, üvey annen de, baban ve Ben amcan da
Orda seni bekliyor, hepsine selam söyle.

Zalım bir rüzgar esti, Stark'ları savurdu,
Diyar kana bulandı, işgal edildi yurdu,
En son Kara Kale'de Jon Snow'u vurdular,
Ölü gibi yatıyor kuzeyin yalnız kurdu.

Westeros'un ufkunda kış güneşi batıyor,
Sur'un ardında soğuk nabız gibi atıyor.
Buzdan kılıçlarını kuşanmış Ak Gezenler,
Lord Kumandan Jon Snow hançerlenmiş yatıyor.

Kalk ayağa yalnız kurt, yatmanın sırası mı?
Tam kazanırken havlu atmanın sırası mı?
Kuzeyin prensesi Sansa yurduna dönmüş,
Kardeşini bırakıp gitmenin sırası mı?

Nöbet'in defterinden silinmiş gayrı adın,
Lord kumandan değilsin, kara karga hiç değil,
Cesaretini topla haydi Kırmızı Kadın,
Kolay mı Jon Snow bu, sıradan bir piç değil.

Jon kanlara boyanıp düşünce Sur dibine,
Hayalet feryat figan ağladı sahibine.

Cesedine el koyup yakmaya çalıştılar,
Dostlarının kanını dökmeye çalıştılar,
Yokluğunda ortalık fena halde karıştı,
Davos'un bileğini bükmeye çalıştılar.

Davos düşmanlarının karşısına dikildi,
Restleşmelerden sonra kılıçlar da çekildi,
Yabanıllar yetişip karışınca olaya,
İhanet edenlerin icabına bakıldı.

Dünyanın umuduna kıydılar bile bile,
Sur'un boyunu aştı senin çektiğin çile,
Davos'un hatırına öylesine denedi
Yitirmiş inancını kızıl rahibe bile.

Davos'un sözlerine önce kulak tıkadı,
Sonra geldi ve seni elleriyle yıkadı,
İnancını yitirmiş olsa da bu aralar,
İşini gayet iyi biliyor kızıl cadı.

Stannis'in peşinde dolaştı Melisandre,
Çok ahlaksız işlere bulaştı Melisandre,
Büyü müdür dua mı hüneri her ne boksa
Sonunda amacına ulaştı Melisandre.

Fakat henüz bilmiyor hayata döndüğünü,
Öğrenince eminim o da çok şaşıracak.
Kral kızını yakan ateşin söndüğünü
Öğrenmek insanların sabrını taşıracak.

Starkları ne hale düşürdün be sen dünya,
Kahpelikte eşin yok, dön bakalım dön dünya.
Bütün beklentilerin odağında sen varsın,
İçimiz daha rahat, aramıza döndün ya...

Bulutlar toplanıyor, fırtına yaklaşıyor,
Sansa ümitlerini sana doğru taşıyor,
Akıl erdiremiyor yabanılların çoğu,
Diyorlar bu nasıl iş, ölmüş olan yaşıyor.

Hainlerin lideri önce hayli kasıldı,
Yabanıllar gelince sesi birden kesildi.
Hesabı görmek için darağacı kurdular,
İbreti alem için hain dostlar asıldı.

Yorumlar

Bu Ay En Çok Okunanlar

Damağası / Sağırdere / Körduman - Kemal Tahir

Hindistan'a Bir Geçit - Edward Morgan Forster

İSTİKLÂL ŞAİRİMİZ MEHMET AKİF ERSOY

Yıkılış - Graham Green

Zamanı Yönetmek - Hedefler ve Öncelikler

Ve Çanakkale Üçlemesi 1- Geldiler - Mustafa Necati Sepetçioğlu