Çocuğun Okul Başarısı İçin Ailelere Öneriler
Eğitim sistemimiz başarıyı sınavlarda alınan sonuçlarla değerlendirdiği ve çocuklarımızın geleceği bu sınavlarda ortaya koyacakları performansa bağlı olduğu için, çocukların okul başarısı veya başarısızlığı, aileler üzerinde baskı oluşturmaya, kaygı yaratmaya ve ciddi bir stres kaynağı olmaya devam ediyor. Herkes çocuğunun başarılı olmasını, sosyal bakımdan okulda parlak bir profil çizmesini ve akademik olarak sınıfının en iyileri arasında yer almasını istiyor. Fakat bu beklentileri karşılamayan notlar, öğretmenlerin uyarıları ve ailelerin de kolayca gözlemleyebildikleri derse ve okula karşı ilginin azalması ya da okulla ilgili görevlerin ihmal edilmesi gibi beklenmedik sonuçlar bu konuda ne yapmaları gerektiğini bilemeyen aileleri çaresiz bırakıyor. Herkes çocuğunu önemsiyor ve bir soruya yanıt bulmaya çalışıyor: Okulda başarılı olması için çocuğumuza nasıl yardım edebiliriz?
Bu zor soruya cevap vermeden önce başka bir soruyu sormamız gerekiyor; Başarı nedir, başarı derken siz neyi kast ediyorsunuz? Gelin, önce bu soruya cevap vermeye çalışalım.
Bazıları, başarının okulda mümkün olan en iyi akademik sonuçlara ulaşmak olduğunu düşünüyor. Kısıtlı eğitim olanaklarının çocuklarımız arasında akademik sınavlar aracılığıyla dağıtıldığı bir sistemde, başarıyı bu şekilde tanımlamak hem mümkün hem de çok doğal. Eğer siz de akademik üstünlüğü daha fazla önemseyenlerden iseniz,çocuğunuzu evde daha fazla okumaya teşvik ederek, ona matematik, fizik, kimya veya ihtiyaç duyduğu diğer alanlarda özel ders aldırarak ve erken yaşlarda düzenli çalışma alışkanlıkları kazandırarak çocuğunuzun okul başarısını artırabilirsiniz. Fakat bu tür bir yaklaşımın özellikle erken yaşlarda bazı çocuklar için uygun olmayabileceğine ilişkin bazı bulgular olduğunu da göz ardı etmemekte fayda var.
Diğerleri, okul başarısını basitçe bir sınav sonucu olmaktan çok daha geniş bir çerçeve içerisinde tanımlamayı tercih ediyor. Bir açıdan onlara hak vermemek elde değil. Örneğin, bir dersten aldığı not çocuğun öğrenmeyi sevip sevmediğini veya ne kadar meraklı olduğunu ya da olmadığını göstermediği gibi, çocuğun edindiği yaratıcı becerilerin tam olarak ölçülmesine de pek bir katkı sağlayamıyor. Sınav sonuçları, çocuğun iyimser mi yoksa kötümser mi olduğu, zorlayıcı yaşam olayları karşısında ne ölçüde dayanıklı olduğu, farklı durumlara uyum sağlayabilme ve bağımsız çalışabilme becerisine sahip olup olmadığı ve hayata nasıl baktığı konularında fikir vermek noktasında oldukça yetersiz kalıyor.
Soruya dönecek olursak, çocuğunuzun okulda başarılı olmasına nasıl yardım edebileceğiniz, genellikle okul başarısından ne anladığınıza bağlıdır. Çocuğunuzun okulla ilgili görevlerini başarıyla yerine getirebilen, dengeli ve mutlu bir öğrenci olmasına yardım edebilmeniz için işte size üç işe yarar öneri:
Çoğu uzman ilkokul çağındaki çocuklar için ekran karşısında geçirilecek zamanın 1 saati aşmaması gerektiğini söylüyor. Ekran karşısında günde 1 saati aşmamak şeklinde ifade edebileceğimiz bu önemli kuralı ortaokul ve lise öğrencileri için de genel bir çerçeve olarak kabul edebiliriz.
Çocukların katılabilecekleri ders dışı aktiviteler elbette bunlarla sınırlı değildir. Çocuğunun başarılı olmasına yardım etmek isteyen ana-babalar onun ilgi alanlarını mutlaka keşfetmeli ve bu konuda onu cesaretlendirmelidir.
Araştırmalar, bir konuda iyi olmadıklarına inanan çocukların genellikle denemeye bile zahmet etmediklerini, fakat bir konuda iyi olmanın pratik ve çok çalışma gerektirdiğine inanan çocukların başarıncaya kadar denemeye, yanlış yapmaya ve uğraşmaya devam ettiklerini göstermektedir.
Çocuğunuza denemeye devam ederse herşeyi başarabileceğini öğreterek, onun azimli, inatçı ve başarılı bir öğrenci olmasını sağlayabilirsiniz.
Bu zor soruya cevap vermeden önce başka bir soruyu sormamız gerekiyor; Başarı nedir, başarı derken siz neyi kast ediyorsunuz? Gelin, önce bu soruya cevap vermeye çalışalım.
Bazıları, başarının okulda mümkün olan en iyi akademik sonuçlara ulaşmak olduğunu düşünüyor. Kısıtlı eğitim olanaklarının çocuklarımız arasında akademik sınavlar aracılığıyla dağıtıldığı bir sistemde, başarıyı bu şekilde tanımlamak hem mümkün hem de çok doğal. Eğer siz de akademik üstünlüğü daha fazla önemseyenlerden iseniz,çocuğunuzu evde daha fazla okumaya teşvik ederek, ona matematik, fizik, kimya veya ihtiyaç duyduğu diğer alanlarda özel ders aldırarak ve erken yaşlarda düzenli çalışma alışkanlıkları kazandırarak çocuğunuzun okul başarısını artırabilirsiniz. Fakat bu tür bir yaklaşımın özellikle erken yaşlarda bazı çocuklar için uygun olmayabileceğine ilişkin bazı bulgular olduğunu da göz ardı etmemekte fayda var.
Diğerleri, okul başarısını basitçe bir sınav sonucu olmaktan çok daha geniş bir çerçeve içerisinde tanımlamayı tercih ediyor. Bir açıdan onlara hak vermemek elde değil. Örneğin, bir dersten aldığı not çocuğun öğrenmeyi sevip sevmediğini veya ne kadar meraklı olduğunu ya da olmadığını göstermediği gibi, çocuğun edindiği yaratıcı becerilerin tam olarak ölçülmesine de pek bir katkı sağlayamıyor. Sınav sonuçları, çocuğun iyimser mi yoksa kötümser mi olduğu, zorlayıcı yaşam olayları karşısında ne ölçüde dayanıklı olduğu, farklı durumlara uyum sağlayabilme ve bağımsız çalışabilme becerisine sahip olup olmadığı ve hayata nasıl baktığı konularında fikir vermek noktasında oldukça yetersiz kalıyor.
Soruya dönecek olursak, çocuğunuzun okulda başarılı olmasına nasıl yardım edebileceğiniz, genellikle okul başarısından ne anladığınıza bağlıdır. Çocuğunuzun okulla ilgili görevlerini başarıyla yerine getirebilen, dengeli ve mutlu bir öğrenci olmasına yardım edebilmeniz için işte size üç işe yarar öneri:
Ekran karşısında geçen zamanı en aza indirin
İnternette dolaşarak, telefonla oynayarak veya televizyon izleyerek çok fazla zaman geçirmek çocuğunuzun okulda başarılı olma olasılığını iki önemli sebepten dolayı ciddi şekilde azaltıyor. Birincisi, internet, telefon ve televizyon çocuğunuz için sosyal etkileşim fırsatlarını kısıtlıyor. İkincisi, televizyon, telefon ve internet kullanımı çocuğunuzun okumaya, ders çalışmaya ve ödev yapmaya, proje ve performans görevleri üzerinde çalışmaya, sosyal ve sportif etkinliklere katılmaya karşı duyduğu ilgi ve alakayı önemli ölçüde azaltıyor.Çoğu uzman ilkokul çağındaki çocuklar için ekran karşısında geçirilecek zamanın 1 saati aşmaması gerektiğini söylüyor. Ekran karşısında günde 1 saati aşmamak şeklinde ifade edebileceğimiz bu önemli kuralı ortaokul ve lise öğrencileri için de genel bir çerçeve olarak kabul edebiliriz.
Ders dışı ilgi alanları geliştirin
resim, müzik, tiyatro gibi sanat dalları ve çok çeşitli branşlarıyla spor çocukların katılabilecekleri faydalı ders dışı ilgi alanları arasında sayılabilir. Araştırmalar, sporla uğraşan çocukların sporla ilgilenmeyenlere kıyasla okulda daha iyi notlar aldıklarını ve daha yüksek özgüvene sahip olduklarını göstermektedir. Ayrıca sporla uğraşan çocukların yoğun fiziksel aktivite sayesinde genel olarak daha sağlıklı oldukları ve sporla ilgilenmeyenlere kıyasla daha geniş bir sosyal çevreye sahip oldukları görülmektedir. Müzik aktiviteleriyle uğraşan çocukların müzikle ilgilenmeyenlere kıyasla daha uyumlu oldukları, daha iyi akademik performans gösterdikleri, yaratıcı düşünme, duyguları anlama ve ifade etme gibi konularda daha iyi oldukları gözlenmektedir. Ayrıca, müzikle uğraşan çocuklar, müzikle ilgili olmayanlara kıyasla daha güçlü bir hafızaya sahiptir.Çocukların katılabilecekleri ders dışı aktiviteler elbette bunlarla sınırlı değildir. Çocuğunun başarılı olmasına yardım etmek isteyen ana-babalar onun ilgi alanlarını mutlaka keşfetmeli ve bu konuda onu cesaretlendirmelidir.
Pratik yaparak kendini geliştirebileceği fikrini aşılayın
Bazı çocuklar bazı konularda yeterince iyi olmadıklarına inanırlar. Bir iki kez denerler ve başarısızlık sonunda onları vazgeçmek zorunda bırakır. Diğer çocuklar, ailelerinden başarının pratik yapmak olduğunu öğrenmişlerdir. Onlar başarısız olarak, yanlış yaparak, baştan alarak yani pratik yaparak öğrenmenin önemini fark etmiş bilinçli ana-babaların çocuklarıdır.Araştırmalar, bir konuda iyi olmadıklarına inanan çocukların genellikle denemeye bile zahmet etmediklerini, fakat bir konuda iyi olmanın pratik ve çok çalışma gerektirdiğine inanan çocukların başarıncaya kadar denemeye, yanlış yapmaya ve uğraşmaya devam ettiklerini göstermektedir.
Çocuğunuza denemeye devam ederse herşeyi başarabileceğini öğreterek, onun azimli, inatçı ve başarılı bir öğrenci olmasını sağlayabilirsiniz.
Yorumlar
Yorum Gönder