Buz ve Ateşin Şarkısı 5- Ejderhaların Dansı - George R. R. Martin (kitap özeti)

George R. R. Martin'in Yedi kitaptan oluşması planlanan Buz ve Ateşin Şarkısı serisinin beşinci kitabı olan "A Dance with Dragons", Ejderhaların Dansı adıyla Sibel Alaş tarafından dilimize çevrilip geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini aldı.

İki kısım halinde yayınlanan Ejderhaların Dansı'nın, serinin önceki kitaplarını ilgi ve dikkatle okumuş olanlar için bile okunması pek de kolay bir kitap olmadığını söylemek mümkün.

Martin, bu kitapta, yerler, kişiler ve olaylar hakkında kolayca dikkatlerden kaçabilecek bilgileri satır aralarında verirken tabiri caizse okura meydan okuyor.

Ejderhaların Dansı'nda yaşanan olaylar, çoğunlukla Kargaların Ziyafeti adlı dördüncü kitapta anlatılan olaylarla içiçe ya da başka bir ifadeyle onların paralelinde ilerliyor. Fakat Ejderhaların Dansı, Westeros'un kalbi diyebileceğimiz taht merkezinde geçen olayları anlatan Kargaların Ziyafeti'nin aksine, Kuzeyde ve denizin ötesinde yaşanan olaylara ve önceki kitapta göremediğimiz kişilere odaklanıyor.

Daenerys, yeni bir kraliçe olarak Meereen şehrinde gücünü pekiştirmeye çalışırken, köleliğe karşı tutumu sayesinde yakın uzak tüm komşularının düşmanlığını kazanmakta, savaştan kaçınmak için yoğun çaba harcamaktadır. Şehrinde huzuru sağlayabilmek adına Hizdahr ile evlenir ve Meereen'de işler bu evlilikle beraber büsbütün karışır. Bir karışıklık anında Kraliçe Drogon'un sırtına atlar ve şehri kaos içinde bırakarak gözden kaybolur.

Jon Snow, Gece Nöbeti'nin 998'inci Lord Kumandanıdır. Snow, Westeros'un kuzeyi boyunca uzanan ve amacı "Ötekiler" olarak bilinen kadim düşmanı, insanların yaşadığı topraklardan uzak tutmak olan büyük duvarı korumakla görevli Nöbet'in başına geçer. Ne yazık ki, duvarın inşa edilmesinin gerçek amacı çoktan unutulmuştur. Öyle ki, artık hemen herkes Nöbet'in diyarı sadece yabanıllara karşı koruduğunu düşünmektedir. Ölülerin ve Ötekilerin insanlara saldırmak için geri döndüğünün çok az kişi farkındadır.

Genç yaşına rağmen, ölülerin Nöbet için ne büyük bir tehdit olduğunu fark eden Jon, bu konuda adamlarının pek de memnun kalmayacakları bir çözüm üretir. Yabanılları duvarın güneyine geçirip onları himaye eder. Yabanıllar gece nöbetçileri tarafından vahşi ve disiplinsiz olarak kabul edilseler de, Jon onların savaşçı olarak duvarın korunmasına fayda sağlayabileceklerini öne sürer ve eğer kuzeyde soğuğun ve açlığın insafına terk edilirlerse hepsinin ölüp "Ötekiler" olarak geri dönüp diyarın insanlarına saldıracaklarını savunur.

Kral Stannis Baratheon Jon'un planını uygun görür, ama onun onayı Lord Kumandan'ın işini hiç de kolaylaştıracağa benzememektedir.
Kral Stannis'in Kızıl Rahibesi Melisandre, görülerini sık sık Jon'la paylaşıp geçe nöbetçileri arasında düşmanları olduğunu söyleyerek onu karanlıktaki hançerlere karşı uyarsa da Jon bu uyarıları görmezden gelmeye devam eder. Ramsay Bolton'dan gelen bir mektup Jhon'u harekete geçmek zorunda bırakır. Sonunda, Melisandre'nin kehaneti gerçekleşir ve Jon adamlarının hançer darbeleri altında düşer. Jhon Snow gerçekten öldü mü sorusu, kesin cevabını ancak altıncı kitabı elimize aldığımız zaman açığa çıkacak bir muamma olarak kalır.

Üç-gözlü kargayı arayan Bran Stark, kuzeyde, duvarın ötesinde Westeros'un ilk sakinleri olan Ormanın Çocuklarının sonuncusunun yaşadığı mağarayı bulur. Kafasını kurcalayan soruların bir kısmı için bazı cevaplar alır.

Stannis, Westeros'un Demir Taht'ında hak iddia etmektedir, ama pek az Lordun sadakatine sahiptir ve emrindeki silahlı adamların sayısı da oldukça azdır. Aslında, Stannis’in kalesi Westeros'un güneyinde olmasına rağmen, Gece Nöbeti'nin çağrısına uyup kuzeyi kendisi açısından emniyet altına almak düşüncesiyle duvara gelmiştir. Stannis ve El'i Ser Davos, kuzeyli lordlardan kendilerene destek olmalarını talep etmeye başlamışlardır.

çok uzun bir süre boyunca Stark hanedanı tarafından adil bir şekilde yönetilmiş olan Kuzey, Lannister hanedanı tarafından Stark ailesinin ezeli rakibi Bolton hanedanına verilmiştir.

Tyrion Lannister, bir anda ne kadar yalnız ve çaresiz olduğunu fark eder.
Yeğeni Kral Joffrey'in ölümünden suçlu bulunmuş ve babası Lord Tywin Lannister'i öldürmüş olması, onu bir gemiye atlayıp Westeros'tan kaçmak zorunda bırakır. Bir kısmı bir fıçı içerisinde geçen yolculuğunun kalanını, babasıyla nihayi yüzleşmesini düşünüp içerek geçirir. Karaya çıktığında kendini Pentos'da bulur. Pentos'da macera Tyrion Lannister için aslında daha yeni başlamıştır.
Tyrion kitap boyunca genç kraliçeye ulaşmaya çalışır, fakat garip olaylar ve tuhaf tesadüfler bu konuda kahramanımızın işini hiç de kolaylaştıracağa benzememektedir. Ona en çok yaklaştığı an, Meereen'in dövüş çukurlarından birinde bir domuzun sırtında mızrak müsabakası yaparak kalabalıkları eğlendirdiği andır ki bu anda kahramanımız zincire vurulmuş bir köleden başka bir şey değildir.


Braavos'da, birzamanlar Arya Stark olarak bilinen kız, suikastçiler loncasındaki eğitimine devam etmektedir.

Kitabın sonunda, Kevan Lannister (tıpkı ağabeyi gibi) ve yüce üstad Pycelle kurnaz ve haince bir tuzakla Varys tarafından öldürülür ve örümcek, son nefesini vermeden önce Kevan'a üzüntülerini ifade edip her şeyi diyar için yaptığını söyler.

Bu kısa bir özet oldu ve aslında daha pek çok konuya önemli olduğu halde değinemedim bile. En iyisi kitabı alıp okumanız. Serinin tüm diğer kitapları gibi, buz ve ateşin şarkısının beşinci kitabı ejderhaların dansı da heyecanla ve bir solukta okuyacağınız kitaplardan biri. Kargaların ziyafetinden ise kesinlikle daha iyi olduğunu söyleyebilirim. İyi okumalar.


Serinin altıncı kitabı Kış Rüzgarları ne zaman çıkacak sorusuna cevap arayanlar, kitabın yazım süreci ve yayınlanma tarihiyle ilgili gelişmeleri merak edenler buraya lütfen...

Yorumlar

Bu Ay En Çok Okunanlar

Damağası / Sağırdere / Körduman - Kemal Tahir

Hindistan'a Bir Geçit - Edward Morgan Forster

İSTİKLÂL ŞAİRİMİZ MEHMET AKİF ERSOY

Yıkılış - Graham Green

Zamanı Yönetmek - Hedefler ve Öncelikler

Ve Çanakkale Üçlemesi 1- Geldiler - Mustafa Necati Sepetçioğlu