Kanuni - Kılıcın Yapamadığını Adalet Yapar
Yavuz Selim Han sekiz yıllık kısacık iktidarını üç büyük zaferle taçlandırıp Şah İsmail'in Anadolu'da yaymaya çalıştığı fitneye son vermiş; Suriye, Mısır, Filistin ve Hicaz ülkelerini Osmanlı topraklarına katmıştı. O sert, atak ve acımasızdı. O tam ve gerçek bir askerdi. Devleti tam ve mutlak bir disiplin altına almış, demir yumruğuyla devlet ve toplum düzenini tehdit eden her türlü fitne ve ayrışmayı sindirip bastırmayı başarmıştı. Bu büyük Sultan'ın hükümdarlığı gibi ölümü de çok şeyi değiştirdi.
Sultan Selim'in tek varisi olarak genç yaşta Osmanlı tahtına oturan Süleyman babasının kılıç zoruyla sekiz yılda başardıklarını kanun ve adalet yoluyla koruyup geliştirebilecek mi, yoksa fitne devletin ve toplumun kılcal damarlarına kadar kök salıp Osmanlı ülkesini etkileri sonraki yüzyıllara uzanacak telafisi mümkün olmayan acılar içinde mi bırakacak?
Okay Tiryakioğlu'nun, Sultan Süleyman devrinin ilk yıllarını, bugüne kadar okuduğum tarihi romanlarda görmediğim bir üslup ve ustalıkla anlattığı bu romanı büyük bir zevkle ve son satırına kadar eksilmeyen heyecan dolu bir ilgiyle okudum.
Roman; dönemin en önemli iki şahsiyeti Sultan Süleyman ve Pargalı İbrahim ile hayal mi gerçek mi olduğunu anlayamadığım Vehimi Orhun Çelebi adlı bir istihbaratçının bakış açılarıyla devrin mühim olaylarını ve bu olayları etkileyen toplumsal, dini, iktisadi ve siyasi gelişmeleri anlamaya ve anlatmaya çalışıyor.
Sultan Süleyman'ın Muhibbi mahlasıyla yazdığı şiirlerin ve Hürrem Sultan'a yazdığı mektupların varlığı bir yandan hikayeyi güçlendirirken diğer yandan okurun edebi duygularını coşturuyor. Romanın bir diğer farklı özelliği de bölüm başlarında yer alan veciz alıntılar.
Sultan Selim'in tek varisi olarak genç yaşta Osmanlı tahtına oturan Süleyman babasının kılıç zoruyla sekiz yılda başardıklarını kanun ve adalet yoluyla koruyup geliştirebilecek mi, yoksa fitne devletin ve toplumun kılcal damarlarına kadar kök salıp Osmanlı ülkesini etkileri sonraki yüzyıllara uzanacak telafisi mümkün olmayan acılar içinde mi bırakacak?
Okay Tiryakioğlu'nun, Sultan Süleyman devrinin ilk yıllarını, bugüne kadar okuduğum tarihi romanlarda görmediğim bir üslup ve ustalıkla anlattığı bu romanı büyük bir zevkle ve son satırına kadar eksilmeyen heyecan dolu bir ilgiyle okudum.
Roman; dönemin en önemli iki şahsiyeti Sultan Süleyman ve Pargalı İbrahim ile hayal mi gerçek mi olduğunu anlayamadığım Vehimi Orhun Çelebi adlı bir istihbaratçının bakış açılarıyla devrin mühim olaylarını ve bu olayları etkileyen toplumsal, dini, iktisadi ve siyasi gelişmeleri anlamaya ve anlatmaya çalışıyor.
Sultan Süleyman'ın Muhibbi mahlasıyla yazdığı şiirlerin ve Hürrem Sultan'a yazdığı mektupların varlığı bir yandan hikayeyi güçlendirirken diğer yandan okurun edebi duygularını coşturuyor. Romanın bir diğer farklı özelliği de bölüm başlarında yer alan veciz alıntılar.
Yorumlar
Yorum Gönder