Bir Avuç Kum - Wilbur Smith

Wilbur Smith bu romanında, "Bir avuç kum" uğruna çekilen acıları anlatmış. O bunu kendi bakış açısıyla, kendi penceresinden göründüğü şekliyle yapmış, bense kendi penceremden, kendi bakış açımla okudum. İşte bu romanın bana hissettirdikleri…
Birinci Dünya Savaşı bitmiş, ama dünyanın savaşla işi henüz bitmemiştir. İki büyük savaş arasına sıkışmış "Uygar Dünya" diktatörlükler çağını yaşamakta, İlk savaşın kayıpları ve ikincisinin vadettikleri arasında bocalayan dünyada, kimi ulusları sarhoş eden çılgın hayaller uğruna alevleri bütün dünyayı saracak bir yangının ilk kıvılcımları atılmaktadır.
Modern silahlarla donanmış İtalyan ordusu faşist Musolini'nin emperyalist hayalleri uğruna kara kıtayı kızıla boyayarak Etiyopya'ya girdiğinde, savaş Afrika'da bir kez daha en çirkin yüzüyle kendini gösteriyor. Savaş kisvesine bürünmüş koyu bir vahşet en kızgın çöllerden en derin vadilere, en erişilmez doruklardan en sarp uçurumlara kadar haklıyı haksızdan, suçluyu suçsuzdan, zalimi mazlumdan ayırmaksızın önüne çıkan herkesi ve herşeyi silip süpürüyor. Pek çok insanın kapıldığı büyük fırtınanın gazabından kurtulmak için pek azı fırsat buluyor, bunların da sadece en talihli olanları hayatta kalıyor. kendi yalnızlığı içinde unutulmuş çaresiz bir halkın acılarıyla yoğrulmuş topraklarda sergilenen vahşet ve barbarlığın sınır tanımazlığı karşısında, uzak ülkelerde ve çok uzak zamanlarda yaşayan insanların vicdanı bile ürperiyor, titriyor, sarsılıyor, bu hazin hikaye akıp giderken kırılıp param parça oluyor.
Herşey sona erdiğinde, alçaklığı ve onursuzluğu ruhlarına sindirmiş hangi korkaklar kahraman, hilekarlığın ve sahtekarlığın kurbanı olmuş hangi kahramanlar korkak olarak bilinecek, gelecek kuşaklar hangi hazin ve destansı şarkıları hatırlayacak?

Yorumlar

Bu Ay En Çok Okunanlar

Damağası / Sağırdere / Körduman - Kemal Tahir

Hindistan'a Bir Geçit - Edward Morgan Forster

İSTİKLÂL ŞAİRİMİZ MEHMET AKİF ERSOY

Yıkılış - Graham Green

Zamanı Yönetmek - Hedefler ve Öncelikler

Ve Çanakkale Üçlemesi 1- Geldiler - Mustafa Necati Sepetçioğlu