Muhteşem Yüzyılın Hazin Hikayesi

Özelde kardeş katli, genel olaraksa taht kavgaları tarihimizin her safhasında yaşanmış. Bunu kardeşlerini ve amcalarını öldürten hükümdarlardan alıp yükselişi de düşüşü de birbirinin elinden olma talihsizliğine uğramış türk devletlerine kadar genişletebiliriz. Akrabalar arasında yaşanmış taht ve iktidar mücadeleleri yalnız bizim tarihimize ve toplumumuza özgü bir durum da değil üstelik. Güç ve iktidar hırsının aile bağlarını parçalayıp kardeşler ve diğer hanedan üyeleri arasında kanlı ve çok zalimce mücadelelere sebep olduğu ortada. Ama ya babalar ve oğullar...
Sultan Süleyman'ın durumu bence tamamen kendine özgü. Devletin bekası için kendi çocuklarını öldüren başka birini duyduğumu hatırlamıyorum. Aslına bakarsanız işin devletin bekası ile de bir ilgisi yok. Şehzade Mustafa devlet için bir tehdit oluşturmuyor. Eğer babası tarafından katledilen bu şehzadenin tehdit ettiği birşey varsa bu muhakkak Süleyman'ın kendi iktidarıdır, devletin bekası değil.
Yavuz Selim' babasının iktidarına son vermekle devlete kötülük mü yapmıştı? Elbette hayır. Sultan Selim babasından zorla devraldığı Osmanlı tahtında sadece 8 yıl oturmuş, bu 8 yıla 3 büyük meydan zaferini sığdırarak Mısır, Suriye ve Hicaz topraklarını Osmanlı mülküne katmıştı. Bütün bunları yapmak için babasını öldürmesine de lüzum kalmamıştı. Bu arada Sultan Selim'e Yavuz denmesinin sebebini de hatırlamakta fayda var. O çok sert, gözü kara bir sultandı. Emrindeki adamların devlete hizmet hususunda ufacık bir kastına yahut hatasına rastlamaya görsün, derhal idam ettirirdi. Derler ki O'nun devrinde insanlar kızdıkları kimselere "Sultan Selim'e vezir olasın" diye beddua ederlermiş.
Sultan Süleyman en büyük oğlu, tahtın varisi, devletin ikbali, hanedanın gururu, anadolu halkının sevgilisi, askerin gözbebeği, Osmanlı'nın umudu Mustafa'yı iki rus devşirmesi Hürrem ve Hüsrev paşanın oyununa gelip, kendi sağlığında, kendi iradesiyle ve kendi iktidarının bekası için öldürterek Osmanlı İmparatorluğu'na telafisi mümkün olmayan zararlar vermekle kalmamış, kendisi de ömrünün son demlerini evlatlarına cellat olma talihsizliğine uğramış eli kanlı bir babanın derin hüznü ve tarifsiz acıları içinde geçirmiştir. Adaletiyle meşhur Kanuni Sultan Süleyman herkese cömertçe dağıttığı şaşmaz adaletini oğlu Mustafa'ya çok görmüş, O'nu öldürerek kendi bağrına sapladığı hançer Osmanoğulları'nın saltanatını ölümcül derecede yaralayarak takip eden yüzyıllar boyunca can çekişmesine ve nihayet ölümüne sebep olmuştur.
Sorun Sultan Süleyman'ın nefsinin ve gururunun iktidarından da büyük olmasıydı. O büyük padişahı; nefsi Hürrem "Sultan"'a köle, gururu şehzade Mustafa'ya cellat etmiş, görkemli iktidarı da muktedir olmayan sarı selim'e kalmış. Nerden baksan hazin bir hikaye bu...

Yorumlar

Bu Ay En Çok Okunanlar

Damağası / Sağırdere / Körduman - Kemal Tahir

Hindistan'a Bir Geçit - Edward Morgan Forster

İSTİKLÂL ŞAİRİMİZ MEHMET AKİF ERSOY

Yıkılış - Graham Green

Zamanı Yönetmek - Hedefler ve Öncelikler

Ve Çanakkale Üçlemesi 1- Geldiler - Mustafa Necati Sepetçioğlu