Sansa'nın hikayesini bir de benden dinleyinŞiir: "Ah zavallı Sansa!"



Prensesin Düşleri


Ah zavallı Sansa! vah zavallı Sansa!
Ne demeli şimdi sendeki bu şansa?

Nasıl da kibardın, hayaller kurardın,
Kuvvetli ve asil bir prens arardın.

Yapma sevgili Sansa, güvenme iyi şansa.
Madem anlamıyorsun hiç bulaşma bu dansa.

Neler geldi başına bakmadan şu yaşına,
Akıl ermez demişler Tanrıların işine.

Masumiyetin Ölümü


Kanatsız bir kuştun, Kışyarı'ndan uçtun.
Kardeşine karşı prensini seçtin.

İlk yanlışın buydu, Tanrılar da duydu,
Yoksa ilk ölen kurt Lady olur muydu?

Kurdu baban kesti, bu sana ilk dersti.
Çok sevdiğin Joffrey kötü bir prensti.

Haini dost bildin, kardeşini sildin.
Aç gözünü sansa, bak ne hale geldin.

İhanetin Kıyısında


Babana kaş çattın, köprüleri attın.
Haber vermek için Kraliçeye gittin.

Stark değil mi adın, Hala mı anlamadın?
Joffrey kötü tohum, Cersei kötü kadın.

Hep pusuya yattılar, babanı aldattılar,
Kardeşin kaçtı ama, onu hapse attılar.

Ned Stark'ın Ölümü


Sonra tezgâh kuruldu, ölüm emri verildi,
Gözlerinin önünde baban yere serildi.

Kinlerini kustular, gür sesini kıstılar,
Merhamet sözü verip Kafasını kestiler.

Hayallerin yıkıldı, gözyaşların döküldü,
Tersine döndü dünyan, sanki ruhun söküldü.

Hakarete uğradın, gece gündüz ağladın,
Kışyarı'nı düşünüp ciğerini dağladın.

Cücenin Merhameti


Nışan sona ermişti, sonra işler değişti,
En umutsuz anında cüce geldi yetişti.

Nikahınız kıyıldı, Joffrey buna bayıldı.
O çirkin küçük adam senin kocan sayıldı.

Cüce çirkindi ama, merhamet etti sana,
Çirkin diye hakaret edilir mi insana?

Kraliçeyle oğlu, senin kâbusun oldu.
Masal bahçelerinde umut çiçeğin soldu.

Kanlı Düğün


Ağabeyin kraldı, Kuzeyden haber saldı,
Kısa sürse de hükmü, genç kurt diye nam saldı.

Buluttan nem kaptılar, düğün dernek yaptılar,
Robb sözünden dönünce ihanete saptılar.

Frey'lerin oyunu, kırdı Stark soyunu,
Bolton'ların günahı, aştı Sur'un boyunu.

Önce Kral dediler, Kurdu kafeslediler,
Herkes sarhoş olunca malum haltı yediler.

Askerlerin nicesi öldü düğün gecesi.
Lanister değil miydi Frey'lerin hocası?

Joffrey Nalları Dikince


Kardeşin yok, baban yok, anan yok, akraban yok.
Kurtlar sürüye dalmış, başlarında çoban yok.

Sundu krala biri şarap diye zehiri,
Boğularak can verdi Joffrey denen serseri.

Kralın ölümünü Tyrion'dan bildiler.
Kocanı apar topar göz altına aldılar.

Mutlak adalet için fedailer seçildi.
Meydan, meşhur Dağ ile Oberyn için açıldı.

Madem zehirli mızrak, soru sormayı bırak,
Nasıl bir çılgınlıktır Dağ'la oyun oynamak?

Nitekim olan oldu, Dağ fırsatını buldu,
Kafasını ezerken Prense yazık oldu.

Cücenin Firarı


Gayrı suyu ısındı, öleceği kesindi,
Kocan firar etmeyi nasıl düşünmesindi?

Tünellerde süründü, babasına göründü,
Adeta Azrail'in kılığına büründü.

İntikamı kokladı, odaları yokladı,
Klozetin üstünde babasını hakladı.

Aramaya çıkıldı, her deliğe bakıldı,
Kayıptı cüce kocan, sanki göğe çekildi.

Serçeparmak Kazığı


Gelip çaldı kapını, pek beğenmiş tipini,
Serçeparmak'a verdin kaderinin ipini.

Mum dibine ışımaz, bu ip seni taşımaz,
Serçeparmak kimseyi hatır için kaşımaz.

Hesap kitap ettiler, imzaları attılar,
Malesef seni Sansa, Boltonlara sattılar.

Kışyarı'nda Kıyamet


Kötü ellere düştün, kral yolunu aştın,
Sonunda özlediğin Kışyarı'na ulaştın.

Ramsei Bolton dediğin kuduz köpeğin biri,
Aç kalsa babasını kemirir diri diri.

Önce sorular sordu Bolton'un kuduz iti,
Akıllara zarardı sonraki hareketi.

Giysilerini yırtıp saldırdı üzerine,
Düğünün tecavüzle bitti gerdek yerine.

Çocuksu hayallerin mutlak bittiği yerdi,
Gözyaşlarını görse güneş bile sönerdi

Stannis Kışyarı'nı almak için yürüdü,
Boltonlar Kışyarı'nda kalmak için yürüdü.

Boltonların ordusu fırtına olup esti,
Oklar uçtu, kılıçlar ustura gibi kesti.

Fırsat bu fırsat deyip doğru surlara çıktın,
Dönüp önce arkana, sonra aşağı baktın.

Belki mecbur olmasan bunu yapmayacaktın,
Vücudunu duvardan aşağıya bıraktın.

SANSA: KUZEY'İN PRENSESİ


Bolton'un tazıları düştü hemen peşine,
Kaçmak için canını taktın çürük dişine.

Arkanda bırakarak Kışyarı denen şehri,
Greyjoy'la beraber geçtin buz gibi nehri.

Bolton'un adamları sanki gökten indiler,
Bir ağaç kovuğunda tepenize bindiler.

Yetişti yalın kılıç diyarın yiğit kızı,
Merhum anneciğinin yeminli muhafızı.

Mücadele başlarken arayış sona erdi,
Lekesiz kılıcını senin emrine verdi.

Kuzeyin prensesi, artık kaçmayacaksın,
Seni aldatanlara kucak açmayacaksın.

Bu ilk kılıç, emrine bağlananların ilki,
Bu kıvılcım bir yangın başlatır Sansa bil ki.

Yansın diyar, tutuştur kuzeyin öfkesini,
Duyan sana koşacak ulu kurdun sesini,

Tüm acılar bir anda geçecek sanma Sansa,
Yaz gelecek, çiçekler açacak sanma Sansa,

Kuzeyde kolay kolay yoluna girmez işler.
Starklar boşuna mı "Kış geliyor" demişler,

Savaş Sansa, sen eski çaresiz kız değilsin,
Savaş ki bütün lordlar huzurunda eğilsin.

Kavuşan Yürekler


Sur'da adeta sırat köprüsünden geçildi,
Ölüler diyarının kapıları açıldı.

Sırtından bıçaklayıp yerlere yatırdılar,
Üvey kardeşinin de işini bitirdiler.

Derken Kırmızı Kadın aldı sazı eline,
Diriltti Jon Snow'u vurup kader teline.

Sura ulaştığında hainler asılmıştı,
Geri dönen kardeşin bir hayli kasılmıştı.

Seni gördüğü anda kurtuldu yüklerinden,
Siz kavuşunca sanki oynadı yer yerinden.

Ezilmekten, kaçmaktan, susmaktan yorulmuştun,
Orada kardeşine nasıl da sarılmıştın.

Bir süre sohbet edip eskileri andınız,
Savaş yeni başlıyor, siz bitti mi sandınız?

Kuzey Ramsay Bolton'un zehrini tatmıyor mu,
Kurtların yuvasında çakallar yatmıyor mu,

Belli ki bugünlerde tanrılar da şaşırdı
Rickon'u o çakalın eline kim düşürdü?

Yorumlar

Bu Ay En Çok Okunanlar

Damağası / Sağırdere / Körduman - Kemal Tahir

Hindistan'a Bir Geçit - Edward Morgan Forster

İSTİKLÂL ŞAİRİMİZ MEHMET AKİF ERSOY

Yıkılış - Graham Green

Zamanı Yönetmek - Hedefler ve Öncelikler

Ve Çanakkale Üçlemesi 1- Geldiler - Mustafa Necati Sepetçioğlu