Kitap Özeti: Işığın Anısı - Zaman Çarkı Efsanesinin Sonu

Zaman Çarkı serisinin son kitabı Işığın Anısı 2013 yılının ağustos ayında Niran Elçi'nin çevirisiyle Türk okurların beğenisine sunuldu. Bin küsür sayfalık aksiyon dolu bir kitabı bu kadar kısa bir yazıda tam anlamıyla özetlemek mümkün değil. Yine de önemli gördüğüm olayların hepsinden bahsetmeye çalıştım. İyi okumalar.

Öndeyiş'te, ordular toplanıyor, son savaş için son hazırlıklar yapılıyor.

Şu ana kadar ne yapmaya çalıştığını net olarak bilemediğimiz Demandred, Caemlyn şehrine kalabalık bir Trolloc ordusu göndererek şehri ve Aludra'nın Ejderlerini ele geçirmeye çalışıyor. Talmanes Delovinde ve Kızıl El Birliği durumu fark edip derhal karşı saldırıya geçiyor ve ejderleri ve şehirde yaşayanların bir kısmını zor da olsa tahliye etmeyi başarıyor. Ama, Caemlyn şehri kurtarılamıyor ve Trolloc’lara terk ediliyor.

Dünyanın her tarafından insanlar, her şeyin sona ermek üzere olduğunu duyumsayıp son savaşta üzerine düşeni yapmak amacıyla Işık'ın sancakları altına koşuyor.

Mazrim Taim, Kara Kule'de pek çok yönlendirebilen erkeği gölgeye döndürmesinin ödülünü Terkedilmişler arasına katılma ayrıcalığını kazanarak alıyor.

Merrilor Meydanı

Yeniden doğan ejder Rand al'Thor, tüm ulusları biraraya getirerek bir toplantı düzenliyor ve bu toplantıda onları aralarındaki anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp son savaşta Gölge ile savaşma konusunda ikna etneye çalışıyor.

Bu arada, Tuon'u bulmak için Ebou Dar'a dönen Met, Seanchan generallerinden birinin Tuon'i öldürmek için düzenli olarak suikastçiler göndermekte olduğunu öğreniyor. Tuon’un muhafızlarını atlatarak ona yaklaşmayı başaran bir gölge suikastçisini son anda fark ederek Tuon’un hayatını kurtarıyor.

Kara Kule'de, Taim ve Logain Ablar arasında süregelen gerilim hat safhaya ulaşıyor. Taim gölgenin iğrenç yöntemlerini kullanarak yönlendirebilen erkek ve kadınları zorla gölgeye döndürüyor. Logain’in Kara Kule'de tutsak olduğunun anlaşılması üzerine, Logain'e hala sadık birkaç asha'man, Androl Genhald ve Aes Sedai Pevara Tazanovni önderliğinde bir kurtarma girişiminde bulunuyor. İkisi arasındaki karşılıklı muhafız bağı yepyeni olasılıklara kapı aralıyor. Logain, gölgeye döndürülme sürecinin ortasında kurtarılabildiğinde, eskisinden biraz farklı bir insan olarak Kara Kule’nin önderliğini üstleniyor.

Rand, bazıları onu, bazıları da Amyrlin Makamı Egwene al'Vere'yi destekleyen diyarın kral, kraliçe ve kumandanlarına "Ejder'in Barışı" adını verdiği bir anlaşma teklif ediyor. Bu anlaşmayla, Karanlık varlıkla savaşmasına karşılık onlardan 100 yıllık bir barış dönemi talep ediyor. Aviendha ve diğer Aiel önderleri bu anlaşmaya kendilerinin de dahil edilmelerini şart koşuyorlar. Bunda şüphesiz, Aviendha'nın Rhuidean'de gördüğü korkunç sahnelerin etkili olduğunu kabul etmek gerekir. Ayrıca Rand, anlaşmanın Seanchan'lar tarafından da imzalanmasının gerekli olduğuna ikna oluyor.

Rand mühürleri kırma konusundaki fikrini açıkladığında, toplantıya katılanlar arasında ciddi tartışmalar yaşanıyor.

Tam bu noktada, yeniden ortaya çıkan Moiraine Damodred, tartışmaları sonlandırarak ulusları gölgeyle savaşmaya ikna etmekle kalmıyor, Rand'ın mühürleri kırma fikrine en çok karşı çıkan Egwene'e mühürlerin gözetmeni olarak bu işi bizzat yapması gerektiğini kabul ettiriyor. Sonunda, Elayne Trakand, Işık'ın ordularının baş kumandanı ilan ediliyor.

Ve Son Savaş

Elayne, ordularını 4 ayrı harekâtla görevlendiriyor.

Trolloc istilasına terk edilmiş olan Caemlyn, herhangi bir noktaya saldırabilme konusunda stratejik bir üs oluşturarak Gölgeye avantaj sağladığından, derhal geri alınması gerekiyor ve Harekât noktalarından ilkini teşkil ediyor. Bu görev, Andor ve Cairhien kuvvetlerine veriliyor.

Sınır Boylarında, biri Kandor ve diğeri Tarwin Geçidi olmak üzere iki ayrı cephede savaş veriliyor:

Tarwin Geçidi’nde, sayıları savunucuları kat kat aşan Trolloc hücumlarına maruz kalan Lan Mandragoran ve yok edilmiş ulus Malkier'in insanlarının amansız direnişine rağmen, durum gittikçe kötüleşiyor. Ejder’in önerdiği anlaşma imzalandıktan sonra tüm Sınırboylular Tarwin Geçidi’nde savaşan Lan’ın emrine veriliyor ve bu cephede savaşa katılıyor.

Kandor, tüm şehir ve kaleleriyle önü alınamayan Trolloc istilasına terk ediliyor. Kandor’u yakıp yıkan Trolloc ordularının diğer ülkelere yayılmasını önlemek amacıyla burada bir cephe açılmasına karar veriliyor. Egwene, Aes Sedai'lar ve Beyaz Kule ordusuyla birlikte bu cephede Trolloc’larla savaşıyor.

Ve son olarak, Rand, bizzat yönettiği ve çoğunluğunu Aiel'lerin oluşturduğu bir orduyla Shayol Ghul'e gidip Karanlık Varlıkla yüzleşmeyi planlıyor.

Ayrıca, Elayne, ışığın hizmetinde bulunan 4 Büyük Generalden her birini bu ordulardan birinin hizmetine veriyor: Gareth Bryne Kandor'da, Agelmar Jagad Shienar'da, Rodel Ituralde Shayol Ghul'da ve Davram Bashere Elayne'in hizmetinde Caemlyn'de Işık’ın ordularına kumanda ediyorlar.

Savaş herkes için umutsuz bir mücadele halinde sürüp giderken, Elayne için herşey çok daha kötü bir seyir izliyor: Caemlyn'i geri almayı, Trolloc'lardan temizlemeyi ve zaferden sonra Kandor'da ve Shienar'da zor durumda kalan orduları takviye etmeyi planlıyor. Ama bunun göründüğü kadar kolay olmadığı çok geçmeden anlaşılıyor.

Şaşırtıcı bir şekilde, kumandan generallerin 4'ü de harekâtı geciktiren hatalar yapmaya başlıyor: Graendal, çirkin bir fiziğe sahip olarak geri döndüğü yeni ismiyle Hessalam, kumandanların düşlerine girerek onları büyüleyip bedeli çok ağır olan hatalar yapmalarına sebep oluyor.

Bu arada, Rand Ebou Dar'da Tuon'i ziyaret ederek Seanchan'larla anlaşıyor. Belli pazarlıklar çerçevesinde varılan anlaşmanın ardından savaş meydanına yürüyen Seanchan ordularının generalleri arasında tanıdık bir isim de var: Met… Seanchan ordusu, Kandor’da çok zor bir duruma düşmüş olan Beyaz Kule’nin imdadına yetişiyor.

Rand, emrindeki kuvvetlerle birlikte Kıyamet Çukuruna geliyor. Ordunun görevi, Rand işini bitirinceye kadar kanyonu savunmaktan ibaret.

Yanına sadece Moiraine, Nynaeve al'Meara ve güçlü sa'angreal Callandor'u alarak Kıyamet Çukuru'na giriyor ve Moridin ile karşılaşıyor. İki ezeli rakip savaşmaya başlıyor.

Bu arada, Perrin Aybara, Katil'in saldırılarına karşı Rand'ı korumak için Tel'aran'rhiod'a giriyor. Orada hiç beklenmedik bir müttefikle karşılaşıyor: Lews Therin'de sevdiği pek çok şeyi onda görmeye başlayan Lanfear, Perrin’e yardım ediyor. Malesef ilk karşılaşmayı Katil kazanıyor ve Perrin yaralı olarak geri çekilmek zorunda kalıyor.

Elayne'in kuvvetleri, Caemlyn'i ateşe vererek ve surlardaki Trolloc’lara saldırılar düzenleyerek Trolloc'ları şehir dışına çıkarmaya çalışıyor ve sonunda bunu başarıyor. Fakat, Bashere'in hatalı kararları neticesinde Cairhien'de tuzağa düşüp kuşatılıyor. Logain ve onun sadık Asha'man'larının tam zamanında ve hiç beklenmedik müdahelesi onları içine düştükleri bu zor durumdan kurtarıyor.

Tarwin Geçidi'ndeki muharebeler pek de umulduğu gibi gitmiyor ve savunucular Shienar'ın güzelim şehirlerini ateşe vererek geri çekilmek zorunda kalıyor.

Kandor'da, Egwene ve Aes Sedai'lar Trolloc'lara karşı etkili bir savunma yaparak yerlerini korumaya devam ediyorlar. Ta ki, sayılarını ve güçlerini aşan yeni bir düşmanla karşılaşıncaya kadar: Seri boyunca çeşitli vesilelerle bahsi geçen ama henüz tanışma fırsatı bulamadığımız Shara Ulusu, içerisinde yönlendirebilenlerin de bulunduğu güçlü bir orduyla savaş meydanına geliyor. Işık'ın kuvvetleri ağır kayıplar veriyor. Pek çok Aes Sedai ölüyor. Yeni gelen bu ordunun kumandanı, planları uzun zamandır merak konusu olan ünlü Terkedilmiş Demandred'den başkası değil.

Met, emrindeki Seanchan birlikleriyle Kandor'da ağır bir yenilgiye uğramış olan Beyaz Kule kuvvetlerinin yardımına geliyor. Ancak, Bryne'ın birbirini izleyen hatalı kararları yüzünden durum iyice içinden çıkılmaz bir hal almış bulunuyor. Met'in, tilki başlı madalyonu sayesinde tek gücün dokunuşuna karşı dünyada güvende olan tek kişi olduğunu fark eden Egwene, onu saha komutanı olarak kuvvetlerinin başına geçiriyor. Ağır kayıpları dikkate alan Met, elde kalan kuvvetleri son bir umutsuz yüzleşme için, son savaş Tarmon Gai'don için Merrilor meydanında toplamayı uygun görüyor. Böylece Işık’ın tüm kuvvetleri, onca ağır kayıptan sonra başladıkları yere dönmüş oluyor.

Son Savaş

Yaklaşık olarak 150 sayfayı bulan tek bir bölüm, Merrilor ovasında Işık'ın ve Gölge'nin güçleri arasında yaşanan çarpışmaları anlatıyor.

Met, önündeki büyük savaşa hazırlanmak için bir haftadan kısa bir zamana ve savaş yorgunu askerlerden oluşan ağır kayıplar vermiş bir orduya sahiptir ve sahip olup olabileceğinin tamamı da bundan ibarettir.

Shara'dan ve Kara Kule'den yüzlerce yönlendirebilen kadın ve erkeğin de saflarında bulunduğu Trolloc orduları, Efsaneler çağının en büyük generallerinden biri olan Demandred'in sevk ve idaresi altında savaş alanındaki yerini alıyor.

Met'in komuta merkezinden gönderdiği emirlerle, savaş bir süre küçük ilerleme ve geri çekilmelerle devam ediyor. Komuta zincirinde casuslar bulunduğunun anlaşılması üzerine, Met savaş planını bir kenara bırakma zamanının geldiğine karar veriyor ve anlık kararlarla muharebeleri yönetmeye çalışıyor.

Demandred, 70 kişilik bir çemberin ve çok özel bir sa'angreal'in gücüyle savaşa dahil oluyor. Sahip olduğu korkunç güçle Işık'ın ordusunu kırmaya, Met'in özellikle yüksek yerlere konuçlandırdığı ejderleri imha etmeye başlıyor.

Met, Demandred'i yanıltmak için Tuon ile herkesin önünde bir anlaşmazlık yaşanmasını tezgâhlıyor ve bu olayı takiben Seanchan ordusu savaş alanını terk ediyor.

Perrin, tükenmiş olmakla birlikte, şifa görüp Katil ile mücadelesine devam etmek üzere düşler dünyasına dönüyor.

Shayol Ghul'da, Graendal'ın savaş alanında kendini göstermeye başlaması, Aviendha ve diğer Aiel savunucular için işlerin daha karmaşık bir hal almasına yol açıyor. Daha da kötüsü, gölgeyle savaşmak üzere yıllar boyunca Afet’e gönderilen yönlendirebilen erkeklerin zorla gölgeye döndürüldüklerinin anlaşılmasıyla Aiel halkı savaş meydanında en büyük utancıyla yüzleşmek zorunda kalıyor.

Met'e ulaştırmak üzere teslim aldığı Valere borusu ile yola çıkan Faile Aybara ve ekibinin başına gelen tuhaf bir kaza, onları Afet'in ortasında savunmasız bir şekilde bırakıyor. Faile, durumu yeniden değerlendirmek ve bir çıkış yolu aramak zorunda kalıyor.

Demandred ve M'Hael yönlendirerek Met'in emrindeki kuvvetlere büyük zararlar vermeye devam ediyorlar. Bir yandan da Demandred, savaş meydanında yankılanan sesiyle haykırarak, Rand'ı karşısına çıkmaya davet ediyor, Ejder'e meydan okumayı sürdürüyor.

Egwene'in muhafızı Gawyn Trakand, onun gölge kuvvetlerinin aklı ve onları birarada tutan bir çıbanbaşı olduğuna hükmedip Demandred'in şahsına yönelik doğrudan bir saldırıda bulunuyor. Gawyn, bu karşılaşmada terkedilmişlerden birine rakip olabilecek kadar iyi olmadığını ölümcül bir yara alarak acı bir şekilde öğreniyor. Son dakikalarını çaresizlik içinde şifaya ve yardıma ulaşmak için çırpınarak tüketiyor. Ağabeyi Galad Damodred, Beyazpelerinlerin Lord Kumandanı da aynı şeyi deniyor ve ağır bir şekilde yaralanıyor.

Shara kuvvetleri, Met'in komuta merkezine baskın yapıyor. Savunucular arasında bulunan Siuan Sanche ölüyor. Gölgenin dokunuşuyla kararlarının güvenilirliğini kaybettiği anlaşılan ve komuta görevlerinden azledilen Gareth Bryne, Siuan’ın ölümünü takiben ölümüne bir öfkeyle düşman üzerine atılıyor ve o da ölüyor.

Elayne savaş meydanında karanlıkdostlarınca tuzağa düşürülüp yakalanıyor. Muhafızı Birgitte öldürülüyor.

Faile, takımını savaş alanına erzak ve çeşitli malzemeler taşıyan gölgenin nakliye konvoylarına karışmak suretiyle Afet'ten çıkarmayı başarıyor ve son savaşın yapıldığı Merrilor ovasına geliyor. Fakat son anda ihanete uğruyor. Faile, düşmanın dikkatini dağıtmak için kendini feda ederken, Olver Bela'nın sırtına atlayıp Met'in komuta merkezine ulaşmaya çalışıyor. Nefes nefese kovalamaca sırasında Bela vurulup ölüyor ve Olver kendini dar bir oyuğun içinde Trolloc'lar tarafından kuşatılmış bir halde buluyor.

Savaş meydanında, kılık değiştirerek Taim'i takip eden Androl ve Pevara, Karanlık Varlık'ın zindanını koruyan mühürleri geri almayı başarıyor.

Muhafızını ve kocasını kaybetmiş olmanın şokunu ve kendi sa'angreal'i ile uzun süre güç çekmiş olmanın kaçınılmaz yorgunluğunu yaşayan Egwene, düşmanın üzerine giderek M'Hael’e meydan okuyor. Terkedilmiş, Şerateş kullanarak pek çok Aes Sedai'ı desenden siliyor ve adamlarından binlercesini böylece geri getiriyor. Fakat Egwene Tar Valon Alevi olarak adlandırılan ve Şerateş'in desen üzerinde yarattığı yıkımı onarabilen yeni bir örgü keşfediyor. Bu yeni örgüyle Şerateş’in desene verdiği zararı gidermeye çalışırken aşırı derecede güç yönlendirerek kendi ölümüne yol açıyor. Bu arada Terkedilmişler arasına yeni katılmış olan M'Hael de dahil olmak üzere yönlendirebilen Shara'lılardan pek çoğunun da ölümüne sebep oluyor.

Nihayet, ölmek üzereyken savaş alanında bulunup kurtarılan Galad, Terkedilmiş’le savaşırken üzerinde bulunan Met'in kişiyi tek gücün dokunuşundan koruyan tilki başlı madalyonunun kopyasını Lan'a ulaştırıyor. Gawyn ve Galad'ın başladığı işi Lan bitiriyor ve Demandred'i kılıcıyla katlediyor. Böylece gölgenin güçleri bir anda başsız kalıyor.

Sonunda, çaresiz kalan Olver Valere Borusu'nu üflüyor ve Birgitte'in de aralarında olduğu borunun kahramanlarını yardıma çağırıyor. Boru'nun çağrısıyla dönen Birgitte, tutsak alınan ve öldürülmek üzere olan Andor Kraliçesi'ni kurtarıyor. Tam bu esnada, göstermelik olarak Met'i terk etmiş olan Seanchan kuvvetleri de savaş alanına dönüyor. Met'e de artık savaş alanını düşmandan temizlemek kalıyor.

Shayol Ghul

Rand, Moridin ile savaşırken bir an için dengesini kaybediyor ve Kıyamet Çukuru’nda önceleri alevlerin ve ateşlerin doldurduğu yerde şimdi kapkara bir hiçlik olarak kendini gösteren karanlığın özüne dokunuyor. Dokunmasıyla birlikte zaman duruyor ve Rand Desenin dışına çıkıyor. Desenin dışında, Rand ve Shai'tan güç ve iradeyle korkunç bir mücadele veriyor. Birbirlerine iradeleriyle zorlayıp vücuda getirdikleri alternatif dünyalar gösterip bu alternatif gerçekliklerden birini gerçeğin ta kendisi yapmak için mücadele ediyorlar. Rand ve Karanlık Varlık birbirlerine farklı gerçeklikler göstererek birinin veya diğerinin yokluğunda dünyanın alabileceği olası şekli anlatmaya çalışıyorlar.

kendi savaşını zaferle sonlandırmış olan Met, Olver yanında olduğu halde Shayol Ghul'a geliyor.

Perrin, Faile'in başının dertte olduğunu öğrenmiş olmasına rağmen, Rand'ı korumak amacıyla düşler dünyasında Katil'i izlemeye devam ediyor. İki düşman Kıyamet Çatlağı'nda bir kez daha karşı karşıya geliyorlar. Sonunda, Perrin Katil'i öldürüp bu oyuna bir son vermeyi başarıyor.

Met, Shayol Ghul'a gelir gelmez Padan Fain ile karşılaşıyor ve Shadar Logoth'a kadar uzanan eski bir hesabı da kapatarak onu öldürüyor.

Olver, boruyu bir kez daha çalarak gölgenin kalan kuvvetlerinin tepelenmesinde Met'e yardım ediyor.

Yaralı ve bitkin bir haldeyken Graendal tarafından köşeye sıkıştırılmış Aviendha, Terkedilmişin iğrenç örgüsünü tersine çevirmeyi başarıyor ve onu kendine ölesiye sadık bir köle olarak teslim alıyor.

Bu sırada, desene geri dönen Rand, Kıyamet çukurunda Moridin ile savaşmaya kaldığı yerden devam ediyor.

Mücadele sırasında, Moridin Callandor'un kontrolünü ele geçirmeyi başarıyor ve onun Gerçek Güç'ü yönlendirebildiğinin farkına varıyor. Fakat bunu önceden tahmin eden Rand'ın, Callandor'un, kadınların onu kullanan bir adamı kontrol edebilmesine imkan veren kusurundan yararlanmayı planlamış olduğu anlaşılıyor. Moiraine ve Nynaeve Moridin'i kontrol altına alıp Rand'la zincir kurarak üç ayrı gücü yönlendiren zincirin kontrolünü Rand'a bırakıyorlar.

Tam bu sırada ortaya çıkan Lanfear, düşler dünyasından Rand'ı öldürmeye çalışıyor. Kendisine engel olacağını düşündüğü Perrin'i büyüleyerek etkisi altına almayı denese de, Perrin'in Faile'e olan aşkı ve bağlılığı onu bu yasak örgünün etkisinden kurtarıyor. Sonunda Perrin, Lanfear'i boynunu kırarak öldürmek zorunda kalıyor.

Rand, zincir aracılığıyla çekebildiğince saidar, saidin ve Gerçek Güç'ün birleşiminden oluşan muazzam büyüklükte bir örgü meydana getiriyor.

Bu anda dünyanın her yerinden görülebilen bir ışık patlaması meydana geliyor. Egwene'den aldığı talimatlar doğrultusunda bu anı bekleyen Logain, zindanı koruyan mühürleri kırıyor. Bu, Karanlık Varlık'ın zindanının büsbütün açılmasına yol açıyor

Rand, üç gücün birleşiminden meydana getirdiği muazzam örgüyü kullanarak, açılan delikten Karanlık Varlık'a uzanıyor. Shai'tan'ı bu örgüyle kavrayıp öldürmek üzere zamanın ve desenin içine çekiyor. Desen’in ve zamanın içine çekilen Karanlık Varlık zayıf ve çaresiz bir şekilde Ejder’in pençesinde kıvranıyor. Fakat son anda, Ejder, onu öldürürse geride insanların iyi ama boş bir yaşam süreceği dengesi bozulmuş tekdüze bir dünya kalacağının bilincine varıyor.

Rand, Shai'tan'ı desenin dışına fırlatıp 3000 yıl önce açılan deliği mükemmel bir şekilde onarıyor, sanki hiç var olmamış gibi...

Bir Son


Karanlık Varlık'ın etkisinin bir sonucu olan Afet yok oluyor.

Met, Tuon ile yeniden buluşuyor ve Tuon’un hamile olduğunu öğreniyor.

Rand'ı kurtarmak için karısına yardım edemeyen Perrin, bu zor kararın yüküyle ezilerek Faile'i aramaya devam ediyor. Onu savaş meydanında, Trolloc leşleri arasında buluyor, elbette canlı olarak.

Cadsuane Melaidhrin, yeni Amyrlin Makamı olarak seçiliyor.

Thom ve Moiraine, Lan ve Nynaeve, hepsi gelip yavaş yavaş ölmekte olan Rand'ın başında nöbet tutuyorlar.

Perrin, ölmekte olan adama saygı ve şükranlarını sunmak üzere Elayne, Min ve Aviendha'nında çağrılmasını öneriyor.

Rand, yaraları yüzünden ölüyor ve onun için bir cenaze töreni düzenleniyor.

Fakat Elayne, Min ve Aviendha kimsenin bilmediği bir sırrı paylaşıyorlar: Aslında Rand yaşıyor. Ölen ve cesedi yakılan Moridin.

Artık yönlendiremeyen ve üzerindeki büyük sorumluluktan kurtulmuş olan Rand, piposunu tüttürerek atını dördüncü çağın özgür günlerine sürüyor.


Zaman çarkı döner, Çağlar gelir ve geçer, efsaneleşen anılar bırakır. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur. Zaman Çarkı dönerken başlangıç ve son yoktur. Ama yine de BU BİR SON!!!

Yorumlar

Bu Ay En Çok Okunanlar

Damağası / Sağırdere / Körduman - Kemal Tahir

Hindistan'a Bir Geçit - Edward Morgan Forster

İSTİKLÂL ŞAİRİMİZ MEHMET AKİF ERSOY

Yıkılış - Graham Green

Zamanı Yönetmek - Hedefler ve Öncelikler

Ve Çanakkale Üçlemesi 1- Geldiler - Mustafa Necati Sepetçioğlu